Farkındalık

Dün “Özür Diliyorum Günü” nün 20’nci Yıldönümüydü

26 Mayıs, her yıl Avustralya’nın her yerinde Özür Diliyorum Günü olarak anılıyor.

Avustralyalılar, geçmişte ülkenin yerli halkı Aborijinlere yapılan kötü muamelelerden, ayrımcılık ve zulümlerden dolayı özür ve pişmanlıklarını dile getiriyor.

Dün ülkenin farklı yerlerinde törenler, yürüyüşler, konuşmalar ve sunumlarla bu günün anlam ve önemi vurgulandı.

Özür Diliyorum Günü niçin anılıyor?

Özür Diliyorum Günü, ilk kez 1998’de Parlamento’da “Bringing Them Home-Onları Eve Getirmek” raporunun sunulmasıyla başladı.

İnsan Hakları ve Eşit Fırsatlar Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, 1910 ile 1970 arasında Aborijin ve Torres Strait Islander halkının çocuklarının ailelerinden zorla alınmasını konu alıyordu.

Zorla ailelerinden koparılan çocuklar, Çalınan Nesiller olarak biliniyor.

1992’de Başbakan Paul Keating, Redfern’de yaptığı konuşmada ilk kez “çocukları annelerinden kopardık” sözleriyle gerçeği kabul etti.

28 Mayıs 2000’de 250,000’den fazla kişi, Sydney Harbor Bridge’de düzenlenen Bridge Walk’a katıldı.

Yürüyüşle, Çalınan Nesiller için yerli halktan resmi özür dilenmediği konusu vurgulandı.

13 Şubat 2008’de “Onları Eve Getirmek Raporu” ndan 10 yıl sonra Başbakan Kevin Rudd, Avustralya’nın yerli halkından, özellikle Çalınan Nesiller’den, ailelerinden ve halklarından ilk kez resmen özür diledi.

Özür, yerli ve yerli olmayan Avustralyalılar arasındaki “ömür beklentisi, eğitime erişim ve ekonomik fırsatlar” açıklarının kapatılması için bir politika komisyonu kurulması teklifi içeriyordu.

2006 yılında Aborijin ve Torres Strait Islander sağlık eşitliği için kurulan Close the Gap kampanyası, 2008 yılında hükümetçe kabul edildi.

Reconciliation Australia, Özür Diliyorum Günü’nün Aborijinler ve Torres Strait Islander halkı için iyileşme sürecinin bir parçası olarka önemli olduğunu vurguluyor.

Eşitlik için hâlâ gidilecek uzun bir yol var

Oxfam’a gore, Aborijinler ve Torres Strait Islander halkı, diğer Avustralyalılara göe 10-17 yıl daha erken ölüyor.

Bu topluluklarda kalp hastalığı, böbrek hastalığı ve diyabet gibi önlenebilir hastalıklar daha fazla görülüyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu