Avustralya develeri ve alınan katliam kararı

Avustralya’da aylardır devam eden ve ulusal krize dönüşen orman yangınları ülkemizin en önemli gündem maddesi olarak sıcaklığını koruyor. Yangınların seyri, yapılan uyarılar, tahliyeler, afetzedeler ve büyük zarar gören tabiat için yurt içi ve yurt dışında artarak devam eden bağış kampanyaları derken şimdi de tüm bunlara itlaf edilmesine karar verilen binlerce deve tartışması eklendi. Bu konu sosyal medyanın da etkisiyle tüm dünyada hızla yayıldı ve tepkiler de peşi sıra gelmeye başladı. Avustralya’nın güneyinde aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle binlerce deve helikopterlerden ateş açılması yoluyla itlaf edilecek… Belki de bu işlem başladı bile. Hatta BBC kaynaklı edindiğimiz bilgilere göre develerin yanı sıra katliama bazı yabani atlar da dahil edilecek.
Toplum bireylerimizin de çok yakından takip ettiği bu önemli konuyu kısa başlıklar halinde özel gündem olarak sizlerle paylaşıyoruz.
Katliam kararının alınışı
İtlaf kararı Güney Avustralya eyaletinde yaşayan yerli Aborjinlerin, yerleşim alanlarını ve binalarını yabani develerin yıkıma uğratması şikayetleri üzerine alındı.
İtlaf, eyaletin kuzeyinde dağınık bir şekilde yaşayan Aborjin topluluklarının bulunduğu APY bölgesinde olacak. İçecek su arayan develerin, bölge insanlarına, besledikleri hayvanlara ve mevcut altyapıya zarar verdiği, deve nüfusunun acilen kontrol altına alınması gerektiği belirtiliyor.
Develerin çitleri yıkma, tarım araçlarına ve yerleşim alanlarına zarar vermenin yanı sıra insanların ihtiyacı olan suyu da tükettiği belirtiliyor.
Ayrıca develerin sindirim ve boşaltım sistemlerinde üretilen metan gazının iklim değişikliğinin önemli faktörleri arasında sayılan sera gazlarından biri olduğu biliniyor.
Develerin belirgin özellikleri
En belirgin özelliği hörgüçlerinde yağ depolayabilme yeteneği olan bu hayvanın uzun bacakları, yumuşak yayvan iki toynaklı ayakları kumda ya da karda yürümesini kolaylaştırıyor. Aynı yandaki bacaklarını birlikte kaldırarak kendine özgü bir biçimde koşmasını sağlıyor.
Deve, 50 °C sıcaklıkta 9 gün aç-susuz kalabiliyor. Bu süre içinde toplam ağırlığının %22’sini kaybediyor.
İnsan, vücudunda bulunan suyun %12’sini kaybettiğinde ölürken, deve, vücudundaki suyun %40’ını kaybettiği halde ölmüyor. Devenin susuzluğa dayanıklılığının diğer bir sebebi de, gündüz vücut ısısını 41 °C’ye kadar çıkartan bir mekanizmaya sahip olması gösteriliyor.
Bu sayede gündüz aşırı çöl sıcağında su kaybını minimum seviyede tutabiliyor. Soğuk çöl gecelerinde ise vücut ısısını 30 °C’ye kadar düşürebiliyor. Deve bir su kaynağı bulunca 80-90 litre su içiyor.

Avustralya’ya gelişleri
1800’lerin ilk yarısında, Avustralya’da madencilik faaliyetleri resmen başladığında, taşımacılık ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmıştı. Sadece çıkarılan madenlerin değil, ekipmanların ve işçilerin transferi de yetkilileri düşündürüyordu. Büyük merkezlere yakın bölgelerde problem atlarla çözülebiliyordu, ancak çöller için aynı şey söz konusu değildi. Sıklıkla yorulan ve iş göremez hale gelen atlar, kumlarda ilerleyemiyordu. Sonunda, yetkililer çareyi ülkeye deve ithal etmekte buldu.
Ülkedeki keşif ve kazılardan sorumlu komite, ünlü at yetiştiricisi George Landell’i Avustralya’ya deve getirmesi için görevlendirdi. Landell’in, develeri sahipleriyle beraber ithal etme önerisi kabul görünce, 1860’da ilk parti olarak 24 deve ve onların bakıcısı olarak üç deveci Melbourne limanına ulaştı.
Bütün eyaletlerin deve ithali yarışına girmesinin bir sonucu olarak, 1900’e kadar en az 15 bin deve ve 2 binden fazla deve bakıcısı Avustralya topraklarına ayak basmıştı.
İlk deveciler Afganistan’dan geldiği için, sonradan ülkeye getirilen çeşitli milletlerden (Mısır, İran, Hindistan, Osmanlı İmparatorluğu, Pakistan…) bütün deve bakıcıları “Afganlar” ya da kısa adıyla “Ganlar” olarak anılmaya başladı.

Türkiye’den gelen öldürmeyin çağrıları
Aylardır orman yangınları ile boğuşan Avustralya’da kuraklık nedeniyle öldürülmesi planlanan binlerce deveyle ilgili Türkiye’den iki çağrı geldi. Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik, “Avustralya hükümetine farklı bir çözüm bulmalarının gerektiğine dair çağrı yapıyoruz” derken, Türkiye merkezli yardım vakfı İHH ise develerin etlerini ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için girişimde bulunduklarını açıkladı.
Daha önce gündem olan kedi katliamı
Avustralya Hükümeti geçen yıl 2020’ye kadar 2 milyon vahşi kediyi itlaf etmek amacıyla kırsala havadan zehirli sosis atma uygulaması başlatmıştı.
10 milyon hektarlık alanda vahşi kedileri öldürmek için kullanılan ateş ederek vurma ve zehirleme yöntemleri, hayvan hakları gruplarını öfkelendirmiş, kısırlaştırma gibi yöntemler kullanmadığı için hükümet eleştirilmişti.


