Auckland’daki bir okuldaki COVID-19 salgını Avustralya’da endişeye yol açtı: Endişe etmeli mi?

Yeni Zelanda’da bir okulda şimdiye kadar 94 kişiye bulaşan koronavirüs küme vakası, Avustralyalı anne babaları çocuklarını yeniden okula gönderme konusunda endişeye sevk etti, fakat uzmanlar korkacak bir şey olmadığını söylüyor.
Auckland’daki Katolik kız okulu Marist College’daki koronavirüs kümesi, 22 Mart’ta testi pozitif çıkan bir öğretmenle başladı. New Zealand Herald, öğretmenin yurtdışına gitmediğini ya da yurtdışından gelen biriyle temas etmediğini yazdığı hastalığının kaynağı halen bilinmiyor.
750 öğrencili okul derhal kapatıldı, ardından 25 Mart’ta tüm ülke tecrit durumuna girdi ve ertesi gün okuldaki vakalar, müdür, 6 personel ve 4 öğrencinin de (çoğu yaşı büyük çocuklar) hastalanmasıyla resmi olarak virüs kümesi haline geldi.
30 Mart’ta kümede 47 vaka bulunuyordu ve ülkenin en büyüğü olmuştu. Küme, o zamandan bu yana 94 kişiye ulaştı, ülkede 98 vakayla en büyük küme olan bir düğünün ardından ikinci sırada geliyor.
Yetkililer, kümedeki detaylı sayıları açıklamayı reddetti, fakat bir habere göre hasta öğrenci sayısı 12 olarak belirtiliyor.
Ayrıca salgının 14 Mart’ta okulda düzenlenen bir kutlama gecesinden (fiafia night) kaynaklanmış olabileceği de bildiriliyor.
Yeni Zelanda’daki okul salgını Avustralya’da okullar konusunda kaygının kaynağı oldu
Avustralya’da aralarında pratisyen hekim ve eski federal milletvekili Kerryn Phelps’in de olduğu bazı anne babalar, doktorlar ve yorumcular, Yeni Zelanda Marist kolejdeki salgın kümesini, öğrencilerin yeniden okula gönderilmesi konusunda daha temkinli olunması yönünde bir kanıt olarak değerlendiriyor.
Öte yandan tıp uzmanları bu kaygılara gerek olmadığını, salgının çocukların virüse duyarlı olduğunu göstermediğini belirtiyor.
Auckland Üniversitesi’nden mikrobiyolog Siouxsie Wiles, salgının okulun adıyla anılmasına karşın tüm bulaşmaların orada olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Wiles, “100 çocuk ve öğretmenlerin hastalığı kaptığı gibi değil. Gerçek şu ki ailelere yayıldı, bunun gibi bir şey” dedi.
Dr Wiles, dünyadaki örneklere göre, küçük çocuklarda COVID-19 enfeksiyonu mümkün, fakat “çok nadir” bir durum dedi. Okula yeniden başlamanın daha tehlikeli kısmı ise, velilerin beklerken sohbet etmeleri. Uzman, “Okula çocuklarınızı gönderdiğinizde hepsi COVID kapıp eve gelecekler gibi bir şey yok” dedi.
Avustralya’nın çocuk enfeksiyonlarındaki en önde gelen otoritelerinden Kristine Macartney, okuldaki salgının potansiyel olarak kültürel organizasyondan kaynaklandığını, bunun da mevcut sosyal mesafe tedbirlerinin hala gerekli olduğunu gösterdiğini belirtti.
Profesör Macartney, NSW Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarınca yaptırılan eyalet okullarındaki araştırmanın başyazarıydı. Araştırmada “okullarda olağanüstü derecede düşük oranda bulaşma” belirlenmişti. Çalışmada, testleri pozitif çıkan 9 öğrenci ile 9 çalışan izlenmiş, kişilerin hepsinin okullarda hastalığı yayma fırsatları olduğu ve 863 kişiyle yakın temasta bulundukları ve sadece 2 kişinin virüs kaptığı tespit edilmişti.
Federal Baş Tıp Yetkilisi Yardımcısı Nick Coatsworth de kaygıların yersiz olduğunu belirtti, salgını okuldaki toplu organizasyondan kaynaklandığını söyledi, dünya genelinden ve ülkedeki araştırmalardan gelen kanıtların okulların güvenli olduğunu gösterdiğini vurguladı.


