Avustralya’da koronavirüse karşı şırıngasız DNA aşısı denemesi başlıyor

Avustralya’nın ilk iğnesiz DNA aşısı denemesi başlamak üzere ve koronavirüsü önlemesi, çok daha hızlı ve etkili bir yaklaşım olması ümit ediliyor.
İğneden korkan kişiler, koronavirüs aşısı olarak bir alternatif olabileceğini bilmekten mutlu olacak.
Bilim insanları yakında hava jeti yoluyla yapılacak bir DNA aşısının ilk faz klinik denemelerine başlayacak.
Şimdiye kadar farelerde ve küçük maymunların kullanıldığı çalışmalarda güvenli ve etkili olduğu görülen aşıda, Avustralya Tıp Araştırma Gelecek Fonu’ndan sağlanan 3 milyon dolar sayesinde sonraki aşamaya geçmeye hazırlanılıyor.
Proje, Sydney Üniversitesi, Perth’teki Telethon Kids Institute, Adelaide Üniversitesi ve Tayland merkezli ilaç şirketi BioNet işbirliğinde yürütülüyor.
Sydney Üniversitesi’nden Doç Dr Nick Wood, BioNet’in Tayland’da boğmaca için kullanılan lisanslı bir aşıya genetik mühendislikle müdahale ettiğini açıkladı.
Wood, “Pandemi başladığında fabrikanın bir kısmını DNA COVID aşısı için yatırıma ayırmayı başardılar” dedi.
Aşının Oxford Üniversitesi ve Queensland Üniversitesi tarafından denenen aşılardan biraz farklı olduğu belirtiliyor, o aşıların DNA aşısı olmadıkları vurgulanıyor.
Doç Dr Wood, “DNA aşısını insan hücrelerinin içine yerleştirmek zorundasınız. Bu bir hava jeti sistemi ve aşıyı hücre içine göndermek için (PharmaJet) cihazına ihtiyacımız var. Fikir, cihazın DNA’yı hücre içine göndermesi şeklinde” dedi.
DNA, hücre içine girdiğinde burada bir bağlantı proteini üretecek ve vücudun bağışıklık hücreleri bu proteini tanıyarak antikor oluşturabilecek.
DNA aşılarının kullanıldığı diğer çalışmalar arasında bir yağ damlası yoluyla uygulanan Moderna’nın mRNA aşısı ile Inovio’nun Cellectra 2000 aşıları bulunuyor.
PharmaJet enjektörü bir adrenalin kalemine benziyor, Doç Dr Wood, uygulamanın tamamen acısız olmadığını da belirtiyor.
Uzman, DNA aşısının en iyi tarafının araştırmacıların bunu büyük miktarlarda üretebilmesi olduğunu vurguluyor.
Wood, “Esas nokta, DNA aşısını hızla büyük miktarlarda üretebiliyorsunuz. Eğer virüs değişir ve bağlantı proteini de değişirse, genetik kodu değiştirip yeni bir aşı yapabiliriz. Ayrıca şırıngalara ve tüm atıklara gerek yok, iğne yarası da olmuyor” dedi.
Wood, hava jeti sisteminin ABD’de grip aşısı uygulamasında önceden beri kullanıldığını belirtti.
Şu an için piyasada lisanslı hiçbir DNA aşısı bulunmuyor.
Wood, “Bu çok yeni bir teknoloji, fakat büyük ümit vaat ediyor” dedi.
Projenin başlayabilmesi için 150 kişinin katılımına TGA (Tedavi Edici Ürünler İdaresi) tarafından onay verilmesi gerekiyor.
Araştırmacıların 18-59 yaş arası 75 ve 60-74 yaş arası 75 kişinin katılımına ihtiyacı bulunuyor.
Wood, “Eğer her şey yolunda gider ve güvenli bulunursa, gelecek yıl ikinci faza geçebiliriz. Başta dünyada mükemmel bir aşı olmayacak. Bir DNA aşısının ana aşı olduğu ve bir vektör aşısının güçlendirici olduğu bir aşı kombinasyonu söz konusu olabilir” dedi.



