Aşıya yaklaşırken: Herkes yaptıracak mı? Zorunlu olacak mı? Aşı yaptırılsın diye ne tedbirler alınacak?

Avustralya bir COVID-19 aşısına sahip olma durumuna gittikçe yaklaşırken, herkesin aşı yaptırmasının sağlanmasının kolay olmayacağı yönünde kimi çevrelerde kaygılar hakim.
Halk sağlığı uzmanları, tüm vatandaşları hazır olduğunda aşı yaptırmaları konusunda teşvik ediyor, bazı kişilerin aşı yaptırmak istemediği yönünde sürekli endişeler bulunuyor.
Federal Hükümet, Oxford Üniversitesi’nin geliştirdiği aşının denemeleri başarılı olması halinde 25 milyon doz aşının ücretsiz sağlanması için anlaşma yapıldığını açıklarken Başbakan Scott Morrison, aşının gelecek yılın ilk aylarında sunulabileceğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nick Coatsworth, “Avustralya’da aşı için ciddi talep olduğunu anlıyoruz, kabul oranlarının iyi olmasını bekliyoruz” dedi, grip aşısı olma oranlarının pandemi sırasında çok yükseldiğini ekledi.
Öte yandan bazı vatandaşların hala aşı olma konusunda tereddütleri bulunuyor, Ağustos başında Essential Poll tarafından yapılan ankette, her 10 Avustralyalıdan 1’inin hazır olduğunda koronavirüs aşısı yaptırmayacağı belirlendi.
Katılımcıların yüzde 56’sı derhal aşı olmayı isterken, yüzde 35’i daha ileri bir tarihte aşı olma konusunda rahat olduklarını açıkladı. Katılanların yüzde 8’i asla aşı olmayacaklarını belirtti, gençlerin yaşlılara göre daha şüpheci oldukları göze çarpıyor.
Halk sağlığı uzmanları, aşının COVID-19’un ortadan kaldırılmasında büyük faydası olacağını söylüyor.
RMIT Üniversitesi Biyomedikal ve Sağlık İnovasyonu Direktörü Magdlena Plebanski, “Nüfusun önemli bir kısmının aşı olmasını sağlayamazsak, virüsü durduramayız, yine aramıza sızabilir” dedi.
Bilim insanları sürü bağışıklığını sağlamak ve bulaşmayı etkin şekilde yok etmek için nüfusta ne oranda aşılama gerekeceğini henüz tespit edebilmiş değil.
Griffith Üniversitesi’nden bulaşıcı hastalık uzmanı Nigel McMillan, “Aşı yaptırma konusundaki tereddüt açısından, bazı kişilerin aşı yaptırmamasına dayanabiliriz, fakat ilk durumda nüfusun en az yüzde 70’inin üzerinde bir oranının aşılanmasını sağlamak istiyoruz” dedi, “Bunun yeterli olup olmayacağını ise bilmiyoruz” diye ekledi.
Mümkün olduğu kadar zorunlu olmalı
Bugün Başbakan Morrison, COVID-19 aşısını “mümkün olduğunca zorunlu” tutmayı hedeflediğini ve aşı karşıtlarının “kendileri, aileleri ve vatandaşlar için” yaptırmalarını istedi.
Morrison, 2015’te Sosyal Güvenlik Bakanı iken “aşı yoksa, yardım da yok” politikası getirmiş, çocuklarını aşılatmayı reddeden ailelere bazı vergi yardımlarını kesmişti.
Öte yandan uzmanlar aynı yaklaşımın koronavirüse karşı aşıyı teşvikte faydalı olup olmayacağı konusunda bölünmüş durumda.
Sydney Üniversitesi’nden Doç Dr Nick Wood, “Aşıların güvenli ve etkili olduğunu öğrendiğimizde, insanlar gönüllü şekilde olacaklardır. Bence “zorunlu” kelimesinden başta uzak durmak daha iyi olacaktır. Bilime güven olduğunda, aşının güvenliği ve etkinliği konusunda iyi kanıt olduğunda, insanlar hastalanmakla aşı olma arasında değerlendirme yapacaktır. Bence gönüllü tarz kabul sayesinde oldukça yüksek bir orana ulaşabiliriz” dedi.
Profesör Plebanski, algıyı değiştirmek için en iyi yolun hükümetin aşının etkinliği ve güvenliği konusunda “tamamen şeffaf” olması olduğunu belirtti.
Hükümetin aşı olma oranlarını yükseltme adına getirmesi olası diğer tedbirler olduğu da belirtiliyor.
Profesör McMillan, “Örneğin yurt dışına seyahat etmek istiyorsanız, biz ya da bir kısım ülkelerin büyük ihtimalle aşı olmadıkça yapamayacağınızı bildirebileceklerini düşünüyorum” dedi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nick Coatsworth, aşı olma oranlarını artırma adına alınacak tedbirlerin sağlık yetkilileri ve bakanlar tarafından ele alınacağını açıkladı.
Coatsworth, “Restoranlara gidememek, yurt dışına seyahat edememek, toplu taşımaya binememek gibi şeylere bakılıyor. Tartışılacak politikalar açıkça bunlar. Fakat şu an böyle bir mekanizmayı zorlayacak bir şey yok” dedi.
Yetkili, hükümetin vatandaşlara aşı olduklarını kanıtlayacak sertifikalar verebileceğini belirtti.



