Avustralya Orman Yangınları ve Duruşumuz
Eylül ayında başlayan ve halen farklı eyaletlerde devasa bir alanda rüzgar ve sıcaklık değerlerine bağlı olarak ara ara daha şiddetli devam eden orman yangıları maalesef ülkemiz Avustralya’nın şuan bir numaralı gündemi…
Yangınları söndürmek için kavurucu sıcaklarda uzun saatler canla başla çalışan itfaiye erlerimiz, faaliyetlere destek vermek üzere yola çıkan ve bu uğurda hayatlarını kaybeden gönüllü vatandaşlarımız, yok olan yüzlerce ev-işyeri, küle dönen ormanlar, dumanların yol açtığı çevre kirliliği, can havliyle yangından kaçmaya çalışan kangurular veya kaçamayıp da oracıkta yanarak çok trajik bir şekilde ölen binlerce koala…
Ortaya çıkan acı bilanço gerçekten çok kabarık ve bu durum giderek de ağırlaşıyor. Avustralyamız uzun süredir dünyada belki daha önce eşi benzeri hiç görülmemiş çok büyük bir doğal imtihanla karşı karşıya ve zamanla yarışıyor. Kimileri beden ve zihin gücüyle yangınları söndürmek için bizzat sahada savaşırken, kimileri maddi imkanlarıyla kanayan yaraları sarmak için koşuşturuyor, kimileri de arşa yükselen dualarıyla bu felaketin bir an önce savuşturulması diliyor.

Eskiden olduğu gibi bugün de yaşadığımız ülke Avustralya’ya aidiyet duygusu ile bağlanan ve kim olursa olsun darda kalmış mağdurların yardımına koşmayı kendisine adeta şiar edinen Avustralya Türk toplumumuz da bu olağanüstü duruma kayıtsız kalmadı, kalamazdı da..

Geçtiğimiz günlerde Melbourne İdari ve Sosyal İşler Ataşeliğimizin girişimiyle, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı camilerimiz ve Hasene Australia adlı sivil toplum kuruluşumuz bünyesinde yaraların sarılması için toplanan nakdi yardımların yetkililere elden teslim edilmesiyle ülkemize karşı olan sosyal sorumluluğumuzu bir nebze de olsa yerine getirmiş olmanın huzur ve mutluluğunu hep beraber yudumladık.

Toplumumuzun el birliğiyle kurumsal düzeyde yaptığı bu anlamlı yardımlara ilaveten fert bazında da direk Merhaba Avustralya ile iletişime geçerek “Ben de kendimce bunu yapabilirim, sesimi duyurabilir misiniz” diyen duyarlı toplum bireylerimiz de oldu. Şimdi sizlere kendisi Avustralya’da doğmuş, 13 yaşındayken ailesi Türkiye’ye temelli dönüş yapmış, aslen İzmirli olan Ali Şaşal adlı toplum bireyimizden bahsetmek istiyoruz.
Ali, Sydney Merrylands semtinde gözü gibi baktığı yaşlı annesiyle birlikte yaşıyor. Müşteri hizmetleri işiyle uğraşan Ali’nin kendi ifadesiyle basit bir hayatı var. İnsani değerleri önemsiyor, doğayı seviyor ve aynı zamanda extreme sporlar yapmaktan da hoşlanıyor.
Ali’nin kalbine yangın mağduru afetzedelere yardım etme fikri izlediği haberlerde gördüğü mağdur olmuş bir ailenin kendisini oldukça etkilemesiyle doğuyor. O anda bu şartlarda acaba ben ne yapabilirim duygu ve düşüncesiyle sosyal medya üzerinden İngilizce olarak aşağıdaki mesajı Merhaba Avustralya ile de paylaşıyor..
“To all Bush fire victims, I live in Merrylands 2160 , If you need a place to Spend Over Christmas and or New Years it will be a honor to host you, My phone is 0451669700. l hope we have a great Christmas and Happier new year.”
Ali geniş imkanlara sahip birisi değil. Bir odasında annesi diğerinde de kendisinin kaldığı iki odalı kiralık bir evde yaşıyor. Ama Ali’nin gönlü zengin. İhtiyacı olan yangın mağdurları için ben koltukta yatarım, biz Türkler böyleyiz, misafir rahat etsin diye altımızdaki döşeği veririz diyor ve ekliyor: “Din, dil, ırk fark etmeksizin birbirimize yardımcı olalım, çok zor değil sadece biraz gayret dostlar!”
Sadece Ali değil tabiki… Ahmet Albayrak adında yine Sydney’de yaşayan bir başka toplum bireyimiz de orman yangınlarında çalışan itfaiyecilerimizi mutlu ve tebrik etmek için onlara Türk yemekleri ve baklava ikram etme niyetini bizlerle paylaştığını atlamış olmayalım.
Bu tür gelişmeleri sizlerle paylaşmak yaptığımız işin bir gereği. Başka güzelliklere ilham kaynağı olması temennisiyle… Merhaba Avustralya



