Avustralya’da 2 büyüleyici mekan: Sonbaharda altın rengine bürünen ağaçlı yol, Avatar filminden sahne gibi çökmüş bahçe

NSW-Blue Mountains’da gizli altın rengi bir ağaçlı yol, büyüleyici manzarasıyla ziyaretçi akınına uğruyor.
Sydney CBD’nin 166 kilometre batısında 311 nüfuslu küçük bir kasaba olan Meadow Flat’de yan bir sokakta uzanan yol, sonbaharda ağaçların yaprakları altın sarısına dönünce hayat buluyor.
Avustralya’nın yurtdışı sınırları kapalı kalmaya devam ederken, seyahate susamış y kuşağı gençler, Instagram sayfalarını doldurmak için ağaçlı yola akın ediyor.
Fotoğraflar internette büyük ilgi görüyor, birçok kişi Avustralya manzaralarının canlı renkleri karşısında hayretlerini ifade ediyor.
Pandemi yurtdışı seyahate darbe vurmaya devam ederken, rekor sayıda turist çeken tek mekan burası da değil.
Turistlerin akın ettiği bir diğer “çarpıcı” güzellik, Avatar filminden fırlamış gibi görünen çökmüş bir bahçe, muhteşem Instagram fotoğrafları için ideal bir yer.
Yeşilin birçok tonuna sahip mekan, Mount Gambier’de bir zamanlar kireçtaşı bir mağara olan bir obrukta yer alıyor. Mevki, Adelaide’ın güneydoğusunda 5 saatlik sürüş mesafesinde bulunuyor, Melbourne’ün batısından da aynı uzaklıkta konumlanıyor.
Mekan, mağaranın üst kısmının çökmesiyle oluşmuş ve buradaki bahçeler İskoç göçmen çiftçi James Umpherston tarafından 1886’da açılmış.
Mekan şu an seyir platformlarını, heykelleri, bankları ve parlak çiçekli tarhların ve üstten sarkan yerel bitki teraslarının etrafından dolanan yürüyüş yollarını barındırıyor.
Umpherston Sinkhole (Umpherston Obruğu), şafaktan günbatımına kadar açık ve güneş battıktan sonra possumlar (keseli sıçan) her akşam beslenmek için aydınlatılmış bahçelere geliyor.
En iyi kısmı da girişin ücretsiz oluşu.
Birçok kişi obruğun güzelliğinin “ancak görülürse inanılabilir” olduğunu söylüyor.
Sosyal medyada yer alan fotoğraflar ve videolar, bahçelerin sunduğu güzelliğin bir örneğini gözler önüne seriyor, bazıları bahçelerin Jurassic Park filmini hatırlattığını ifade ediyor.
Ancak obruktan çıkan merdivenlerin gerçekten dik olduğu hatırlatılıyor ve yaşlılar, engelliler ve yaralanma yaşayan kişiler için uygun olmayabileceği belirtiliyor.








