Avustralya’nın Kişi Başı Resesyonu Sizi Nasıl Etkileyecek?

Avustralya ekonomisi kişi başı resesyona girdi ve bu durumun maaş artışlarını yavaşlatacağı ve ev fiyatlarını düşüreceği belirtiliyor.
Kişi başı resesyon, bir ülkedeki her kişinin ürettiği ekonomik üretimin ya da refahın küçüldüğü, negatif ekonomik büyüme zamanı olarak tanımlanıyor.
Geçen yıl boyunca ev fiyatlarındaki düşüş ve 6 yıldır maaşlardaki durgunluk bu duruma yol açtı.
Maaş artışları zaten yavaşken ve ev fiyatları düşüyorken, kişi başı resesyon durumu daha da kötüleştirecek, Avustralya’nın ekonomik büyümesi nüfus artışıyla başa çıkamayacak.
Sonuç olarak da hayat pahalılığının artacağı, fakat konut kredilerinin (mortgage) büyük olasılıkla ucuzlayacağı bildiriliyor.
Avustralya İstatistik Bürosu’na göre, ülkenin gayri safi yurtiçi üretim büyüme oranı, geçen yılın ikinci yarısında Eylül çeyreğinde yüzde 0,1, Aralık çeyreğinde de yüzde 0,2 küçüldü.
UNSW İşletme Fakültesi’nden Ekonomi Profesörü Richard Holden, kişi başı resesyonun “Avustralyalıları uzun zamandır zorlayan bir durumun göstergesi olduğunu” söyledi.
Holden, Avustralya’nın gayrı safi yurtiçi üretiminin yarısından fazlasının tüketici harcamalarından geldiğini, bu yüzden perakende satışlardaki düşüşün ülkeyi önemli şekilde olumsuz etkilediğini söyledi.
Holden, düşük tüketici güveninin ülkenin maaş büyümesindeki durgunluk sebebiyle daha da olumsuz etkilendiğini belirtti.
Commsec Baş Ekonomisti Craig James, Avustralya’nın geçen yıl küresel ticaretin yavaşlamasıyla büyük bir darbe aldığını ve kuraklığın tarımı etkilediğini vurguladı.
Ekonominin geleceği kötü değil
Ekonomideki sorunlar Avustralyalıların günlük hayatını olumsuz etkiliyor olsa da, ekonomistler ülke ekonomisinin geleceğinin hepten kötü olmadığını söylüyor.
Tecrübeli ekonomist Stephen Koukalas, işler olması gerektiği gibi gitmese de, durumun “felaket” olmadığını belirtiyor.
Koukalas, kişi başı resesyonda olmasına rağmen Avustralya’nın yakın zamanda tam bir resesyona girmesinin beklenmediğini söyledi.
Avustralya’da ekonominin üst üste iki çeyrekte daraldığı 1991 Haziran’ından bu yana teknik olarak resesyon yaşanmadı.
Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.




