AVUSTRALYA

Bilim insanları, 4 çocuğunu öldürmekten 30 yıl hapis cezası alan kadının masum olabileceğini söylüyor

Avustralya yasalara göre, Kathleen Folbigg bir katil sayılıyor. 1989’dan itibaren 10 yıl içerisinde, Folbigg’in dört çocuğun her biri: 19 günlük Caleb, 8 aylık Patrick, 10 aylık Sarah ve 18 aylık Laura beklenmedik bir şekilde uykularında öldüler.

Başlangıçta ölümlere şüpheli yaklaşılmasa da, daha sonra Kathleen Folbigg hakkında, çocuklarını uykularında boğarak öldürdüğü iddiaları ortaya çıktı. Polisler ve dedektifler içinse tablo açıktı: Dört bebeğin ölümü, cinayet olduğunu gösteriyordu.

2003’te, Folbigg’in cinayet işlediği yönünde hiçbir somut delil olmaksızın, mahkeme kendisini suçlu buldu. Masumiyetini her zaman koruyan Folbigg, 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Karar üzerine toplumun büyük bir kısmı, adaletin yerini bulduğunu düşündü. Ama bir grup destekçi, Avustralya’nın en azılı seri katili ilan edilen kadının masum olduğuna inandı ve ölümlerden kendisinin suçlu olmadığının kanıtlanabilmesi için bilime yöneldiler.

Olay üzerinde araştırmalar uzun yıllar sürse de, hem Avustralya, hem dünya genelinde çok seçkin genetik bilimciler ve kardiyologlar, Folbigg’in çocuklarının ikisinde oldukça nadir görülen bir genetik mutasyon tespit ettiler. Ölüm sebeplerinin bu mutasyon olduğuna neredeyse eminler.

Australian National University İmmünoloji Profesörü Carola Vinuesa, bu kez bilimin hukuktan üstün geldiğini, ve bu dehşet verici olayın boyutunu tamamen değiştirdiğini söyledi. Vinuesa, ”Olayın gerçek yüzünün böyle olduğu, o zamanda akıllara bile gelmeyecek bir ihtimaldi. ” dedi.

Vinuesa ve birlikte çalıştığı bilim insanları, Kathleen Folbigg’in, yaklaşık 40 yıl önce Lindy Chamberlain’in de başına geldiği gibi, bir adli hata kurbanı olduğunu düşünüyor.

Profesör Vinuesa ve beraber çalıştığı ekibinin tespit ettiği bulgular, dünya genelinde 90 seçkin bilim insanı, hekim ve akademisyenler tarafından doğrulandı.

Aralarında iki Nobel Ödülü sahibinin yer aldığı grup, Kathleen Folbigg’in derhal affı ve serbest bırakılması için dilekçe hazırlayarak Avustralya hukuk tarihine yeni bir yön verdiler.

Profesör Vinuesa, ”Bu defa hukukun yanıldığının kabul edilmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu