Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the rank-math domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/merhabaaustralia/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131

Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the rocket domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/merhabaaustralia/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/merhabaaustralia/public_html/wp-includes/functions.php:6131) in /home/merhabaaustralia/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Sizden Gelenler – Merhaba Australia https://merhabaaustralia.com.au I Avustralya'dan Türkçe Haberler Mon, 05 Aug 2019 07:13:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://merhabaaustralia.com.au/wp-content/uploads/2024/02/Merhaba-favicon-150x150.png Sizden Gelenler – Merhaba Australia https://merhabaaustralia.com.au 32 32 Yeni ev yaptıracaklar, bu yazıya dikkat! https://merhabaaustralia.com.au/okuyucu-kosesi-yeni-ev-yaptiracaklar-bu-yaziya-dikkat/ https://merhabaaustralia.com.au/okuyucu-kosesi-yeni-ev-yaptiracaklar-bu-yaziya-dikkat/#respond Mon, 22 Jul 2019 08:20:00 +0000 https://www.avustralyapostasi.com.au/?p=38520 Öncelikle Merhaba Avustralya okurlarına merhaba diyor ve selamlarımı yolluyorum..
Bu yazıda sizlere halen proje aşamasındaki evimi yaptırırken başımdan geçen ve her ev yaptıracak kişinin başından geçebilecek bir tecrübemi aktarmaya çalışacağım..

Ev için birçok firma ile görüştüm, buna Türk firmaları da dahil. Sonrasında kendisi de inşaat sektöründe olan ve evini büyük firmaya yaptıran bir tanıdığın tavsiyesine uyarak X firması ile çalışma kararı aldım. Uzun görüşmeler, planda yapılan değişiklikler ve pazarlıklarla ilk planı ve tahmini fiyatı çıkarttık. İşin bu kısmında, firma personeli elinden geldiğince bize yardımcı oldu ve isteklerimizi karşılamaya çalıştı. Buraya kadar her şey normaldi.
Daha sonra şirket beni arayıp 4 kez toplantı yapılacağını ve eve de 2 ay içerisinde  başlanacağını bildirdi. İlk aramalarından bir ay sonrasına ilk toplantıya randevu verildi. Ben bunun çok geç olduğunu ve inşaatı geciktirebileceğini söyledim. Ancak firma, planladıkları toplantıların bu süreyi uzatmayacak şekilde olduğunu belirtti.

Evet… Başımdan geçen ve beni gerçekten kızdıran olay ilk toplantıda gerçekleşti. Eşim ve çocuklarımla çalıştığım yerden izin alarak bu toplantıya katıldım. Üç saat sürecek denilen toplantının daha 10. dakikasında odayı sinirle terk ettim. Sonra sabır çekip tekrar odaya girdim. Eşim bu tavrımın Müslüman ve Türk bir kişinin yapmasının hakkımızda yanlış düşünmelerine sebep olacağını söyledi. Ben de eğer burda bir Avustralyalı olsaydı F…. kelimesiyle bunlara karşılık vereceğini söyledim. Odayı terk etme sebebim, imzalamam için hazırlanan ve iki kopya olan “Tender Plan” üzerinden tek tek geçerken, planda ben çamaşırhane kısmına dolap ve ufak bir tezgah ve üç odanın gardrop kapılarının kızaklı olmasını istemiştim; ancak onları göremedim ve neden plan üzerinde yer almadığını sordum. Beni ileriki sayfalarda çıkabilir diyerek oyalamaya çalıştılar. Sonrasında bir önceki kendi iş arkadaşlarının planda gözüken bu kısmı fiyata dahil etmediğini eğer şimdi istersem dahil edebileceklerini söylediler. Ben bunu kabul etmeyeceğimi eğer bu şekilde davranılacaksa projeyi iptal etmelerini istedim. O sırada ekstradan isteğim 8 bin dolarlık değişikliklerin de olmadığını görünce planı masanın öbür tarafına fırlattım. Sonra özür dileyip kusurlu olduklarını, fiyatın verilmeyen promosyonlar sebebiyle 2 bin dolar altında olduğunu söylediler. (sonradan anladığım, o fiyat önceden ödenen iki bin dolarlık depozito) Eğer mukaveleyi imzalarsam en kısa sürede tekrar düzgün bir plan çıkaracaklarını söylediler. Ben de kendilere artık güvenemeyeceğimi ve doğru plan gelmediği sürece imza atmayacağımı söyledim. Kendileriyle sekiz ay boyunca çalışmanın güven eksikliği ile olacağını ve para ile tutulmuş özel bir uzmandan çalışmalarını takip ettireceğimi ifade ettim.

Bizzat yaşadığım bu olay gibi, aynı firmaya ev yaptıran bir arkadaşın da bin dolarlık ilave istediği dolapların takılmadığını ve itiraz edince son imzalan kontratta onun olmadığını ve bu yüzden yapamayacaklarını söylemişler.

Yaşadığım bu tecrübeyle Avustralya Türk toplumunun bir ferdi olarak sizlere bu platform üzerinden kısaca şunu tavsiyem etmek istiyorum: İş takibinizi iyi yapın. Her isteğinizi kalem kalem yazdırın ve yazılı bu kağıdın bir örneğini de siz alın. Sundukları planın sizin onlardan istediklerinizle uygunluğunu mutlaka tek tek kontrol edin.


Değerli Merhaba Avustralya takipçilerimiz,
Tamamen size ait olacak okuyucu köşemizde az önce bir toplum bireyimiz tarafından bize ulaşan yazıda olduğu gibi duyduğunuz, yaşadığınız, tanık olduğunuz; komik, ilginç, trajik, düşündürücü, ders verici, toplumsal farkındalık oluşturacak bir olayı veya bizzat tecrübe edindiğiniz, başkalarına aktarınca onların da işine yarayacağını düşündüğünüz bir deneyiminizi info@avustralyapostasi.com.au iletişim adresimize yollayarak çok geniş kitlelere ulaşabilirsiniz. İçinde yaşadığımız toplumun istifadesine sunacağımız paylaşımlarınızı bekliyor olacağız…

Teşekkürler…


 

]]>
https://merhabaaustralia.com.au/okuyucu-kosesi-yeni-ev-yaptiracaklar-bu-yaziya-dikkat/feed/ 0
Şefkat hissi bizi terk mi etti? https://merhabaaustralia.com.au/sefkat-hissi-bizi-terk-mi-etti/ https://merhabaaustralia.com.au/sefkat-hissi-bizi-terk-mi-etti/#respond Sat, 27 Apr 2019 06:24:52 +0000 https://www.avustralyapostasi.com.au/?p=32972

Değerli Merhaba Avustralya takipçilerimiz,
Tamamen size ait olacak okuyucu köşemizde aşağıda okuyacağınız örnek paylaşımda olduğu gibi duyduğunuz, yaşadığınız, tanık olduğunuz; komik, ilginç, trajik, düşündürücü, ders verici, toplumsal farkındalık oluşturacak bir olayı veya bizzat tecrübe edindiğiniz, başkalarına aktarınca onların da işine yarayacağını düşündüğünüz bir deneyiminizi info@avustralyapostasi.com.au iletişim adresimize yollayarak çok geniş kitlelere ulaşabilirsiniz.

Unutmayalım, küçük bir kıvılcımın etkisi büyük olabilir!

Teşekkürler…


Melburn’daki kan bağış merkezinde yaşadığım olayı farkındalık oluşturmak adına sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazıda yer alan şahsıma yönelik övgü ifadeleri, kan alma işlemini yapan hemşire hanımın hassasiyetine ve insancıl yönüne dikkat çekmek için buraya alınmıştır. Övgüleri şahsıma değil, şahsı manevi adına kabul ediyorum.

Bugün yirmi dördüncü kez kan bağışında bulundum. Nasip olursa üç ay sonra yapacağım yirmi beşinci kan bağışı için bana plaket vereceklerini ifade ettiler. Ne güzel bir teşvik. Yirmi dört kişinin sağlığına kavuşmasında ve hayata tutunmasında benim de katkım olabilmişse ne mutlu bana.

“Hâzâ min fadli rabbî’’ Bu Rabbimin lütfundandır; Maide suresinin 32. ayetinde Rabbimiz bize “Kim bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur” diye buyurmuyor mu zaten? Dünyanın neresinde olursak olalım sağlığımız elverişli ise mutlaka kan bağışında bulunmalıyız. Allah hepimize sağlık, sıhhat ve afiyet versin ama her an biz de kan bekleyen hastaların durumuna düşebiliriz.

Şimdi başımdan geçen olayı sizlerle paylaşmak istiyorum: Kan alma işlemi öncesinde hemşire hanım ön değerlendirme için bana genel sağlık durumumla ilgili sorular sordu. Kendisine belimle ilgili rahatsızlığımdan bahsettim. Annesinin de aynı hastalıktan muzdarip olduğunu, beni çok iyi anladığını söyledi. Bu halimle kan vermeye geldiğim için bana teşekkürlerini iletti. Sorulardan biri de yakın zamanda yurtdışına çıkıp çıkmadığım sorusuydu. “Evet” cevabı verince ne zaman, hangi ülkeye gittiğimi sordu. Kendisine iki hafta evvel vakıf adına Yeni Zelanda Christchurch’e gittiğimi ve oradaki terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yaralılara maddi ve manevi destek için bulunduğumu söyleyince genç hemşire çok duygulandı. Bana “Olay günü o alçak saldırıyı televizyondan izlemiş ve ağlamıştım. O masum insanların hiçbir suçu yoktu. Onlar orada sadece ibadetlerini yerine getiriyorlardı” dedi ve çok üzüldüğünü ifade etti. Bana tam dört kez teşekkür edip takdirkarane sözler sarf etti. Benim Christchurch’e gidip o acılı ailelerin acısını paylaşmam onda büyük bir mutluluk oluşturmuştu. Bazen aklıma şöyle bir soru da gelmiyor değil. Acaba acıma ve şefkat hissi biz Müslümanlar arasında pek rağbet bulamayınca bu insanlar tarafından mı sahiplenildi?

Kan verme işlemim bitip oradan ayrılırken bana “Sana yine teşekkür etmek istiyorum, insanların iyiliğine koşan adam” deyince kendisine, “Olur mu hiç, bunu her insan yapar, bu bizim görevimiz” gibi sözler söyleyip oradan ayırıldım.

Fatih Yargı

]]>
https://merhabaaustralia.com.au/sefkat-hissi-bizi-terk-mi-etti/feed/ 0