Centrelink borçları için tutulan tahsildarlar hayat karartıyor!

Avustralya hükümetinin Centrelink borçları için tuttuğu taşeron tahsildarların kişileri taciz ettikleri, hatta intihara sürükledikleri iddia ediliyor.
Tahsildar şirketler, insanları geri ödeme planlarını kabul etmemeleri halinde, ülkeden çıkamamakla ya da maaşlarına kısmen el koymayla tehdit ediyor.
Soyadını gizleyen Sydneyli bir vatandaş olan Amy, Centrelink borcu sebebiyle tahsildarların takip ettiği ve basının ulaştığı kişilerden biri.
Amy, Centrelink 10,000 dolar kadar borcu olduğunu iddia edince inanamadığını söylüyor.
31 yaşındaki kadın, borçtan geçen yıl eski bir adresinden kendisine iletilen Centrelink bildirimiyle haberdar olmuş.
Borç, kadının bacağını kırıp 2 hafta boyunca çalışamadığı ve Newstart yardım aldığı 2012 yılına dayanıyor.
Amy, Centrelink’i aradığında kendisine Newstart yardımını en az bir tam yıl aldığının varsayıldığını, bu yüzden iki haftalık bir dönem için aldığı paranın 52 ile çarpıldığı söylendi.
Amy ise borcu olmadığını kanıtlamak için 7 yıl öncesine dair banka hesaplarını alması gerektiğini belirtti.
Amy sonunda bankanın merkez şubesinden banka kayıtlarını almayı başardığını söylüyor, fakat geçen zamanda kadın tahsildarlar inanılmaz bir telefon tacizine maruz kaldığını savunuyor.
Kadının borcu Centrelink tarafından Dun&Bradstreet adlı taşeron firmaya devredilmiş.
Amy, “Bana ödemek için 7 günüm olduğunu, aksi halde işverenimle iletişime geçip maaşımdan kestireceklerini söylediler” dedi.
Amy, “Onlara bunu onaylamadığımı, izin vermediğimi söyledim. Yasal açıdan ne yapıp yapamayacakları konusunda emin değildim. İşimi seviyorum ve iyi yapmaya çalışıyorum. İnsan kaynaklarına gitmem gerekecek mi diye düşünüyordum. İşimi kaybedip maaşımdan kesecekleri için kiramı ödeyemeyecek miyim diye düşünüyordum” dedi.
Kadın, “Bazen günde 10 kez arıyorlardı. Çoğu günler en az 3 kez arıyorlardı. Ve günün her saatindeydi, 9-5 arasında değildi. Akşam 8.00’de yemek pişirdiğimde ya da sabahın 6.00’sında arıyorlardı” diye konuştu.
Amy, “Taciz ediliyordum. Sürekli aramalar zihinsel olarak tükettiği için hayatıma son vermeyi düşündüm” dedi.
Kadın dayanacak gücü kalmadığında Centrelink’i aradı ve borcu gözden geçirilirken tahsildarların kendisini aramaya son vermelerini istedi.
Amy, “Centrelink ile konuştum. Hayır dediler ve tahsildarı aramam gerektiğini ve onlara aramayı kesmelerini söylemem gerektiğini söylediler, çünkü yapabilecekleri bir şey olmadığını savundular” diye konuştu.
Kadın tahsildar şirketi arayınca bu kez şirket Centrelink’in kendilerini arayıp aramayı durdurmalarının söylenmesi gerektiğini, kendi taraflarından durduramayacaklarını söyledi.
Stres içindeki kadın Centrelink’ten danışmanlık hizmeti istedi ve hizmetin bulunduğu ve kendisinin aranacağı bildirildi.
Amy, “Size telefon numarası veremeyiz, fakat sizi aratabiliriz dediler. Fakat kimse beni aramadı” dedi.
Istırap içinde geçen 6 ay boyunca Centrelink’ten haber alamayan Amy, sonunda MyGov hesabından borcunun teyit edildiğini mesajını aldı.
Kadın, “Centrelink’i aradım ve bir kişiyle görüştüm ve adam, “Henüz bir şey yapmamışlar, sadece 6 aydan fazla olduğu için yeniden başlatmışlar” dedi ve “Bir yıl olmuş, sizin için halledeyim” diye konuştu ve sadece 80 dolar ödemek zorunda olduğumu ve borcun silindiğini söyledi. Bütün bunları telefonda 10 dakika içinde yaptı” diye konuştu.
Basın, şirketi konuyla ilgili aradığında İnsani Hizmetler Bakanlığı için çalıştıklarını, bakanlığın artık sosyal yardım almayan ve cevap vermeyen ya da “uygun bir iade anlaşmasına” girmeyen kişilerle ilgili olarak tahsildarlara havale edildiğini belirtti.
Şirket, borçtan endişe eden kişilerin durumlarını tartışmak için kendileriyle iletişime geçmelerini tavsiye etti, destek verip esnek geri ödeme seçenekleri hakkında konuşmak üzere görevliler olduğunu belirtti.
Başka kişiler de borç tahsildarlarının kendilerini taciz ettiğini ve yurt dışına çıkamamakla tehdit ettiğini savundu.
Otomatik-borç ölümleri hakkında endişe
İnsani Hizmetler Bakanlığı, ayrıca robo-debt sistemi sebebiyle de ciddi eleştirilere hedef oluyor.
Program yüzünden kişilerin kanıtlamayan borçlar sebebiyle baskı altına alındığı iddia ediliyor.
Geçen ay İnsan Hakları Hukuk Merkezi hükümetin otomatik sistemini Birleşmiş Milletler nezdinde şikayet etti.
31 Mart’a kadar olan geçen mali yılda 193,000 robo-debt bildirimi gönderildi.
İnsani Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, Şubat ayında 2030’dan fazla kişinin robo-debt bildirimi aldıktan sonra öldükleri belirlendi.
2030 ölümden beşte birinin 35 yaş altı kişiler oldukları bildiriliyor.





