Deyim Hikayeleri

“Eski hamam, eski tas”


Türkçe deyimler açısından zengin bir dil. İroni yapmak, kızgınlığımızı belli etmek, ders vermek ya da yanlış davranışlar konusunda uyarıda bulunmak gibi amaçlarla sık sık deyimlere başvururuz.

Peki ifadelerimize güç katan deyimler nasıl ortaya çıktı? Bu sorunun cevabına gelin birlikte ulaşalım. Biliyorsak hatırlayalım, bilmiyorsak da öğrenmiş olalım…

Her hafta 1 deyim hikayesiyle karşınıza çıkacağımız ‘Meşhur Deyimlerimizin İlginç Hikayeleri’ serimiz kaldığı yerden devam ediyor…


Deyim 11

Eskiden Edirne’de harap bir hamam var­mış. Vakıf yöneticileri hamamı incelemiş, yıkılıp yeniden yapılmasına karar verilmiş. İş için ihale açılmış, bir müteahhit en uygun fiyatı verip işi kapmış. Müteahhit işi aldıktan sonra hamamı bir kez daha gezmiş. Yıkıp yeniden yapmaktansa onarmaya karar vermiş. Böylece maliyeti azal­tacak, artan paranın da üzerine yatacakmış. Bu hevesle işin başına geçmiş. Hamama ufak tefek eklentiler yapmış. İki sıva, bir boya, biraz da cilayla hamamı yeni yapılmış gibi parlatmış. Hamamla işi bitince vakıf yöneticilerine haber verip gelip bakmalarını istemiş.

Vakıf da bir memurunu göndermiş. Gelen memur akıllı bir adammış. Müteahhittin çevirdiği dola­bı anlamış. “Bu hamam yıkılıp yeniden yapıl­mamış ki!” demiş memur. Müteahhit şaşırmış. “Olur mu, öyle şey! Tabii ki de yıktım, yeniden yaptım” demiş. Türlü türlü sözlerle memuru ikna etmeye çalışmış. O sırada memurun gözüne hamamın tasları ilişmiş. Adam, eski tasları değiştirmemiş bile. Memur iyice sinirlenmiş: “Kimi kandırıyorsun sen? İşte eski hamam, eski tas!” demiş.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu