Dünyayı güldürdük: Avustralyalıların tuvalet kağıdı paniğinin ardındaki bilimsel gerçekler

Avustralyalıların koronavirüs paniğiyle tuvalet kağıdı alma çılgınlığı, dünyada gündem oldu, görenler şaştı kaldı. Vatandaşların tuhaf tepkisine bilimsel bir açıklama getirildi.
Bilimsel gerekçeleri sıralamadan önce özetle söylersek, Avustralyalılar koronavirüsle ilgili kaygılarıyla başa çıkabilmek için tuvalet kağıdı satın alıyor, fakat stres atmak için başka yollar bulmak gerekiyor.
Ayrıca vatandaşların tuvalet kağıdı konusunda endişe etmelerine gerek olmadığı vurgulanıyor, zira ülkenin tuvalet kağıdı ihtiyacının yüzde 60’ı ülke içinde üretiliyor.
Deakin Üniversitesi’nden insan davranışı uzmanı Dr Paul Harrison, vatandaşların tuvalet kağıdı stoklama gerekçelerini açıkladı.
Harrison, “Araştırmalar, Avustralya gibi kapitalist kültürlerde sorunlarla bir şeyler satın alarak başa çıktığınızı gösteriyor. Sıkıntılı zamanlarda harcama yaparak sorunlardan kurtulmaya teşvik ediliyoruz” dedi.
Dr Harrison, insanların genel olarak kriz zamanlarında “basit çözümlere” yöneldiklerini belirtti.
Uzman, “Koronavirüs, soyut bir problem, etkisi belirsiz ve dakika dakika gelişiyor. İnsanlar nüans ve belirsiz sonuçlarda zorlanıyorlar ve araştırmalar, insanların kontrolü kaybettiklerini hissettiklerinde, kontrol edebildikleri küçük şeylere yöneldiklerini gösteriyor” dedi.
Harrison, “Avustralya’da bize sürekli sorunları bir şeyler satın alarak çözebileceğimiz söyleniyor ve araştırmalar tuvalet kağıdı ve temizlik ürünleri gibi kullanışlı şeyleri satın almanın, bu kontrolsüzlük hissini yeniden dengeleyebileceğini gösteriyor” diye konuştu.
Avustralya’nın bir sorunu çözmek için ona para yatırma eğilimine bir örnek de, ekonomiyi güçlendirmek için bir teşvik paketi açıklanması çağrıları.
İkincil olarak ise bir “sürü etkisi” meydana geliyor, çünkü insanlar kıtlıkların gerçekleştiğini görebiliyor ve tuvalet kağıtsız kalan kişi olmak istemiyorlar.
Panik alışverişlerinin ayrıca Avustralya’nın bireysel davranış kalıbıyla ilgili kültürel bir yanı da bulunuyor.
Harrison, “Avustralyalılar çoğunluk itibariyle kültürel olarak bireysel düşünme eğilimindeler ve kendine güvenle ve bağımsızlıkla ilgili şeylere değer veriyoruz” dedi.
Bireysel eğilimleri olan kişiler, sorun zamanlarında toplum tarafından desteklenme hissini yaşamak istemiyorlar.
Uzman, “Bireysel eğilimleri olan bu tür kişiler, stres sırasında ve dünya kaos içindeyken, kendi başlarının çaresine bakıyorlar” tespitinde bulundu.
Avustralyalılar, bu yılın orman yangınlarındaki gibi kriz zamanlarında toplum olarak bir araya gelebildiklerini gösterdiler, fakat Dr Harrison koronavirüsün farklı olduğunu belirtiyor.
Uzman, “Bu hastalık, oldukça izole edici, eğer kaparsanız, mecazi olarak da kelimenin tam anlamıyla da izole oluyorsunuz. Bu yüzden eğer hastalanırsanız, insanlar kendilerine ve ailelerine bakmaya ihtiyaçları olduğunu hissediyor” dedi.
Dr Harrison ayrıca politikacılara ve kurumlara olan güvenin de tüm zamanların en düşüğünde olduğuna ve bunun insanların tek başlarına olduğu duygusunu artırdığına dikkat çekiyor.
Harrison, “İnsanların yüzde 80 kadarı kurumlarımıza güvenmiyor ki bu hiç de iyi değil. Bir lider ve bankalar gibi kurumlar, ihtiyaç zamanında orada değilse, bu onlara olan güveni zedeliyor” dedi.
Dr Harrison, koronavirüs konusundaki kaygılarını yatıştırmak isteyen kişiler için tuvalet kağıdı almak yerine bir alternatif önerdi, diğer insanları düşünmelerini tavsiye etti: “Kaygıyı azaltmanın yollarından biri, başkaları için bir şeyler yapmaktır. Başkaları için neler yapabileceğinizi düşünmek, aynı zamanda bu ödül hissini sağlar.”


