Cihan Karagöz

Hukuk Rehberi: Eşler arası Boşanma veya Ayrılık Sonrası Çocukla Kurulan Şahsi İlişki


Avukat Cihan Karagöz, her iki haftada bir Merhaba Avustralya okuyucuları için yazmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kendisi tarafından cevaplandırılmasını istediğiniz hukuki konularla ilgili sorularınızı, şehir ve semt adınızla birlikte info@avustralyapostasi.com.au elektronik posta adresimize yollayabilirsiniz.


Değerli Merhaba Avustralya takipçileri,
Bu yazımızda da ebeveynler arası meydana gelebilecek boşanma veya ayrılık sonrası ‘Çocukla Kurulan Şahsi İlişki’ hakkında sizlerle bazı bilgileri paylaşmaya çalışacağız.

Kişisel ilişki, yani “şahsi münasebet” kamu düzeniyle ilgilidir. Hâkim eşler arasında boşanma veya ayrılığa karar verdiğinde tarafların talebi olmasa bile ergin olmayan çocukla kendisine velayet verilmeyen baba veya anne arasında kişisel ilişkiyi düzenlemek zorundadır. Evlilik içi kişisel ilişkide anne veya babanın çocuk kendisine bırakılmamış olmak koşuluyla çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı da bulunmaktadır.

Mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ebeveynleri dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, anne ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğa özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Konumuzla ilgili kanunun maddelerine göre;

  • Boşanma kararı halinde,
  • Ayrılık kararı halinde,
  • Evlilikte çocuk kendisine bırakılmayan eşin istemesi durumunda,
  • Hısımlara ve diğer ilgili kişilere tanınan kişisel ilişki olmak üzere düzenlenmiştir.

Anne veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakim, resen veya ikisinden birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.

Anne ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.

Ayrıca her ikisi de, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya anne ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da ortada diğer önemli başka sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı mahkeme tarafından reddedilebilir veya çocuk kendilerinden alınabilir.

Velayetin kaldırılması halinde anne ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler devletçe karşılanır, nafakaya ilişkin hükümler ise saklı tutulur.

Çocukla şahsi ilişki kurulması konusu çoğu zaman dramatik neticelere açıktır ama gerek kanun gerekse kanunu uygulamakla yükümlü olan hukukçular bu hususu en başta çocuk veya çocuklar için sonra da şahsi ilişki kurulmasını isteyen için en az mağduriyet ve menfaatlere uygun bir şekilde uygulamaya gayret etmektedirler.

Selam ile…
Avukat Cihan KARAGÖZ

*Yazarın Hukuk Rehberi köşesinde yayınlanmış önceki yazıları: 

1- Avukat tutmak, bir kişiye vekalet vermek (18.02.202)

2- Aile Konut Şerhi (03.03.2020)

3- Mirasçılık Belgesi – Veraset İlamı (17.03.2020)

4- Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri (31.03.2020)

5- Ecrimisil, Haksız İşgal Tazminatı (14.04.2020)

Yazar hakkında…
Gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak 1977 yılında Hollanda’nın Rotterdam şehrinde doğdu. İlköğretim 3.sınıftan sonra yaşamını Türkiye’de sürdürdü. Ankara Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Avukatlık mesleğine 2005 yılında başladı. 2008’de Cihant Hukuk & Danışmanlık ofisini kurdu. Kendisinin de yurt dışı geçmişi olduğu için özellikle anavatandan uzak kalan vatandaşlarımızın Türkiye’deki hukuki problemlerine ciddi manada ilgi duydu ve çözümler üretmeye odaklandı. Halen Bolu’da ekibiyle birlikte Aile, Miras, Gayrimenkul, Kamulaştırma, İnşaat ve Ceza Hukuku başta olmak üzere çeşitli hukuki alanlarda faaliyetlerini devam ettiriyor. İyi derece İngilizce ve orta derece Flemenkçe biliyor.


‹Yasal uyarı›
Bu yazıdaki içerik genel bilgi sağlamak için tasarlanmıştır. Yasal tavsiye değildir ve öyle düşünülmemelidir. Merhaba Avustralya, bu yazıdaki içeriği herhangi bir bildirimde bulunmaksızın gözden geçirme, geri çekme veya değiştirme hakkını saklı tutar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu