Dünya

Kritik duruşma yarın: Brenton Tarrant’ın savunmasında sapık fikirlerini yayma endişesi

Avustralyalı ırkçı terörist Brenton Tarrant’ın kader duruşması yarın yapılacak, Yeni Zelanda’da Tarrant’ın sapkın fikirlerini ortaya dökmesinden endişe ediliyor.

29 yaşındaki katliamcının alacağı ceza, Yeni Zelanda Yüksek Mahkemesi’nin 4 günlük yargılaması sonucunda yarın açıklanacak.

Hakim Cameron Mander, Tarrant’ı şartlı tahliyesiz ömür boyu hapse mahkum ederse, Tarrant ülke tarihinde bu ağır cezayı alacak ilk suçlu olacak.

Geçen yıl 15 Mart’ta Tarrant, Christchurch şehrinde Al Noor Camii ile Linwood İslami Merkezi’ne saldırı düzenlemiş, Cuma Namazı kılan 51 Müslümanı katletmiş, korkunç katliamı internetten canlı yayınlamıştı.

Bu görüntüler ve fotoğraflar, Yeni Zelanda hükümetinin ve teknoloji şirketlerinin kaldırma çabalarına karşın internetin karanlık köşelerinde paylaşılmaya devam ediyor.

Tarrant, 51 cinayet, 40 cinayete teşebbüs ve 1 terörizm suçlamasını kabul etmişti.

Hukukçular Tarrant’ın geçen ay savunma ekibini azletmesinin ardından kendisini savunacak olması üzerine, Yeni Zelanda adalet sisteminin imkan verdiği platformu kendi alçak amaçları için kullanmasından endişe ediyor.

Otago Üniversitesi’nden Hukuk Profesörü Andrew Geddis, “Açıkçacı bu herkesin en büyük korkusu. Saldırgan şimdiye kadar kopya eylemlere ilham oldu. Bunun Tarrant’a görüşlerini daha fazla yaymak ve benzer dehşetlere yol açmak için bir kürsü sağlamasından korkuluyor” dedi.

Saldırıdan bu yana başka saldırganlar da benzer suçlara kalkıştı.

Geçen yıl ABD-Texas’ta bir Walmart mağazasına yapılan saldırıda 22 kişi, California’da bir sinagoga yapılan saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, Norveç’te bir camiye düzenlenen saldırı ise önlendi, hiç can kaybı olmadı.

Hedefler Hispanikler, Yahudiler ve Müslümanlar gibi azınlıklardı, fakat saldırganların hepsi genç, erkek, beyaz üstünlükçü ırkçılardı ve Tarrant’tan ilham aldıklarını söylediler.

Bu noktada Yüksek Mahkeme zor bir durumda bulunuyor.

Açık yargılama, Yeni Zelanda hukuk sisteminin kilit ilkelerinden biri ve adalet, yerine getirildiği görülmeden yerine getirilmiş sayılmıyor ve karar duruşmasına dünya genelinden çok büyük ilgi olduğu bildiriliyor.

Öte yandan herkes Tarrant’ın dünyaya bir filtre uygulanmadan hitap etmesine izin vermenin sorumsuzluk olacağı konusunda hemfikir.

Hukukçu Geddis, “Yeni Zelanda basını bu konuda çok sorumlu davrandı. Haberleri nasıl verecekleri konusunda hızla proaktif adımlar atmaları gereğini gördüler” dedi.

Yeni Zelanda basını, davayla ilgili bir etik kuralı geliştirdi, kurbanların sesi duyurulurken, ırkçı haberlerden kaçınıldı.

Fakat bu hafta yapılan duruşmaların haberleştirilmesiyle ilgili uluslar arası basını bağlayacak bir anlaşma bulunmuyor.

Hakim Mander, canlı yayınları yasakladı, her duruşma sonuna kadar yayına ambargo koydu, böylece gazetecilerin neyi yayınlayıp neyi yayınlayamayacaklarına karar verebiliyor.

Duruşma salonundan video ve fotoğraflar sıkı şekilde kontrol edilecek, sadece bir akredite fotoğrafçı ve kameraman dünyaya görüntüleri geçecek.

Massey Üniversitesi’nden Cathy Strong, bunun bir sansür olduğunu, fakat gerekli bir sansür olduğunu söyledi, “Görülmemiş bir dönemden geçiyoruz. Yurtdışında kitleleri hedef alan saldırıların nasıl bir salgın haline geldiğini gördük ve birisinin bunu durdurmak için bir şey yapması gerekiyordu ve bu da o adım. Bu görülmemiş bir şey, fakat yapılması gerekiyor” dedi.

Yüksek Mahkeme, basının duruşma kayıtlarını yayınlamasına kısıtlama getirme tehdidinde bulundu, fakat Geddis bunun etkili olmayacağından endişe ediyor.

Geddis, “Yabancı basının yapmak istediklerine engel olmada başarılı olunup olunmayacağını bekleyip göreceğiz. Bu uygulanabilecek bir durum değil” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu