Mert Ney olayı ve kurbanın ölümü önlenebilirdi: Ney’i yakalamada büyük hata

Önceki gün genç bir kadını öldürüp başka bir kadını yaralayan ve Sydney merkezde dehşet saçan Mert Ney’in, günler önce yakalanabileceği ve bu anlamda büyük fırsatların kaçırıldığı ortaya çıktı.
Salı öğleden sonra Michaela Dunn (24) adlı seks işçisi kadın 3.15’te Clarence Street’teki bir apartmanda ölü bulundu. Zanlı, Linda Bo (41) adlı kadını da bıçaklayıp yaraladı.
Ney’in kız kardeşi Mert’in “ saldırıdan 7 gün önce “deliliğe doğru bir düşüş” yaşadığının açıkça görüldüğünü söyledi, polis de bu sırada onu arıyordu.
Polis bir yandan Mert’i ararken, genç adamın hükümete ait acil durum barınağında yaşadığından habersizlerdi ve kolayca bulunabilirdi, kurban Michaela Dunn’ın da hayatı kurtulabilirdi.
Hatalar silsilesi 7 Ağustos’un erken saatlerinde başladı. Mert Ney, Blacktown Hastanesi aciline reçeteli ilaç aşırı doz şikayetiyle geldi.
Acildeki bir hasta Melinda Ettery, basına Ney’in tedirgin olduğunun açık olduğunu söyledi, “Yüksek sesle konuşup gürültü yapıyordu, hemşirelere ve doktorlara kaba davranıyordu” dedi.
Birkaç saat sonra hastaneden ayrıldı ve Marayong’daki ailesinin evine döndü, burada da kız kardeşlerinden birine saldırdı.
Mert, kızın yüzüne yumruk attı ve boğazını sıktı, kız ve annesi polisi aradı.
Mert, polisler gelmeden evden ayrıldı ve polisin kendisini aradığı başarısız arama çalışması başladı.
Evdeki olaydan 2 gün sonra Mert, yerel bir pratisyen hekime gidip intiharı düşündüğünü söyledi.
Doktor polisi aradı, fakat Mert yine izini kaybettirdi.
Bu zaman zarfında Mert’in bir arkadaşı genç adama, “Yakında ya hapse gireceksin ya öldürüleceksin” mesajını yolladı.
Mert de, “Evet, ölmek istiyorum. İki gündür kendimi öldürmeyi deniyorum. İşe yaramadı” yazdı.
Saldırıdan 3 gün önce Mert, Blacktown’da hükümet acil durum barınağında yaşıyordu, fakat hiç kimse genci arayan polislere haber vermedi.
Bir polis kaynağı basına, “Polis onu arıyordu ve endişelerimiz vardı, fakat niçin aranmadığımız konusu hala bir sır” diye konuştu.

Salı gününe kadar tespit edilemeyen Mert, dedektiflere göre o gün şehre “öldürmek ve bir polis silahıyla öldürülmek amacıyla” geldi.
Kurbanı Michaela Dunn ile 1.30 için randevu ayarlayan Mert’in Clarence Street’teki dairede 20 dakika kaldığı belirtiliyor.
Mert, güvenlik kamerası görüntülerinde binadan 1.50’de çıkıyor. Polis, Mert’in kadını öldürüp kan içindeki kazakla sokağa çıktığını ve sokakta dehşet saçtığını kabul ediyor.
Dedektifler, Mert ile kurbanı Dunn’ın Salı gününden önce bir iletişimleri olmadığını düşünüyor, fakat telefon kayıtları inceleniyor.
Bir dedektif basına, “İlk araştırmalarımıza göre zanlının kurbana hizmetlerinden dolayı para ödemek gibi bir niyeti olmadığı anlaşılıyor. Aynı şekilde polis tarafından öldürülmek istediği de açık” diye konuştu.
Acil durum barınağında Mert’in yan odasında kalan evsiz genç çift Courtney Ridgeway (19) ve Nathan Tgiy (16), genç adamı “tedirgin” ve “korkmuş” olarak tanımladı.
Çift, gencin üzerinde bulunan USB bellekteki bilgilerde olduğu gibi, telefonda terörizmle ilgili konuştuğunu duyduklarını söylediler.
Ridgeway, “Terörizmle ilgili konuşuyordu ve Allahu Ekber diyordu-bu ifadeyi seviyordu ve sıkça söylüyordu. Bence ertesi gün yapacağı şeyi planlıyordu. Bir USB belleği olduğunu ve araştırma yaptığını söylüyordu, bellekteki şey üzerinde çalışıyordu” dedi.


