Deyim Hikayeleri

“Ateş pahasına”


Türkçe deyimler açısından zengin bir dil. İroni yapmak, kızgınlığımızı belli etmek, ders vermek ya da yanlış davranışlar konusunda uyarıda bulunmak gibi amaçlarla sık sık deyimlere başvururuz.

Peki ifadelerimize güç katan deyimler nasıl ortaya çıktı? Bu sorunun cevabına gelin birlikte ulaşalım. Biliyorsak hatırlayalım, bilmiyorsak da öğrenmiş olalım…

Her hafta 1 deyim hikayesiyle karşınıza çıkacağımız ‘Meşhur Deyimlerimizin İlginç Hikayeleri’ serimizi devam ediyor…

Deyim 6

Kanuni Sultan Süleyman maiyetiyle Halkalı civarında ava çıkar. Aniden başlayan şiddetli yağmur, padişah ve adamlarını karşılarına çıkan ilk eve sığınmak zorunda bırakır. Ev sahibinin yaktığı ateşin karşısında elbiselerini kurutup ısınan padişah, yanındakilere dönerek, “Şu ateş bin altın eder” der. Yağmurun dinmemesi üzerine padişah ve maiyetindekiler, geceyi de bu evde geçirirler. Konuklarını tanıyamasa da önemli ve zengin şahıslar olduklarını anlayan ev sahibi, sabah ona borcunu soran sultana “Binbir altın” cevabını verir. Bu cevabın şaşkınlıkla karşılanması üzerine ise ateşe bin altın değeri kendisinin biçtiğini, gecelik konaklamanın ise bir altın olduğunu söyler. “Ateş pahası” deyimi, bu hadise üzerine doğmuştur. Ederinden fazla çok pahalı şeyler için bugün de yaygın şekilde kullanılmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu