rank-math domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/merhabaaustralia/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131rocket domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/merhabaaustralia/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131Bohem. Sanırım en sevdiğim tarz bu. Modern minimal ve bohem arasında gidip gelsem de bohem biraz daha baskın diyebilirim. Instagram hesabımda da fark ettiğim üzere sevgili takipçilerim de bohem tarzı daha çok seviyor. Ben de mimari stillerle ilgili serimize bohem ile başlamak istedim.
Bohem tarzı, ahşap ve taş gibi doğal unsurlara güçlü bir şekilde odaklanan ham malzemeler ve bitmemiş yüzeylerin kullanımı ile karakterize edilir. Yaraticiliga ve yeni estetik anlayislarina dayandığından küçük alanlar için harika kullanım olanağı sağlar!
Bohem tarz, doğal malzemeler, dokular ve renk paletlerine odaklanan bir iç tasarım türüdür. Bu yazıda, bohem tarzın temel unsurlarını inceleyecek ve bohem tarzdan ilham alan kendi alanınızı nasıl yaratabileceğinizi göstereceğiz.
Bohem tarz nedir?
Bohem tarz, doğal malzemeler, dokular ve renk paletlerine odaklanan bir iç tasarım türüdür. Bu terim, 1940’lı ve 50’li yıllarda Avrupa ve Meksika’ya yaptıkları seyahatlerden ilham alan sanatçılar tarafından popüler hale getirilmiştir. Bu sanatçılar sanat eserlerinde kil, yün ve kağıt hamuru gibi doğal malzemeler kullanmalarıyla tanınmışlardır.
Bu doğallıktır. Doğadan gelir. Eski olandır, eskiden bize bırakılmış olandır. Sanırım bohem tarzı sevmemin nedeni de o kendin olma hissi. Çıktığınız bir seyahatte hatıra olarak aldığınız küçük bir çerçevenin anlam kazandığı bir alan. Dolayısıyla bohem tarzda bir alan yaratmak istiyorsanız size verebileceğim en önemli tavsiye, sizi siz yapan sevdiğiniz her şeyi o alana yerleştirmeniz. Anılarınız, renkleriniz, tatilleriniz, sevdikleriniz..
Bohem dekorasyon, karmakarışık şeylerin birbiriyle uyumlu görünmesini sağlamakla ilgilidir. Aslında bohemliği bu kadar harika yapan şey, kendi tarzınızı yaratma özgürlüğüdür.
Bohem tarzı, nötrlerle eşleştirilmiş toprak tonları veya soğuk renklerle birleştirilmiş sıcak renkler kullanmakla ilgilidir. Palet genellikle nötr ve topraksıdır, ancak daha ilginç bir görünüm yaratmak için diğer renklerle karıştırılabilir.
Sarı, kahverengi, beyaz, yeşil, mavi, gri ve kırmızı en popüler bohem renklerden bazılarıdır. Hani güneş batarken pencereden yumuşak sarı bir ışık süzülür ya? İşte bu tam olarak bohemin rengidir.
Bohem stil en bol dekor bulunan stillerden biridir. Elbette maksimalizm değil. Ama bu iki vazoyla idare edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Korkmayın sevgili okur. Renkler, süslemeler, süs bitkileri, fotoğraflar, belki posterler. O alanı size kendinizi iyi hissettiren şeylerle doldurun. Belki bir antikacıda rastladığınız eski bir plak bile güzel bir dekor olabilir, eğer isterseniz.
Bohem stil, bohem yaşam tarzını yansıtan sıcak ve samimi bir atmosfer yaratmakla ilgilidir. Işık, bu görünümü elde etmenin anahtarıdır ve led aydınlatma veya spot ışıklarıyla bunu yapmak kolaydır.Bu nedenle her zaman ana aydınlatma elemanınız (genellikle bir avize) dışında aydınlatma elemanları kullanmayı savunurum.
Bohem biraz şiir gibidir. İnsanın içinden geçeni yansıtması gibi. Sıcak, samimi, özgür. Umarım doğru aktarabilmişimdir içimden geçenleri sizlere. Ben iç mimari tarzları size en yalın haliyle anlatacağım ki siz de kendi tarzınızı bulun. Ve yaşamak istediğiniz alanı kendiniz yaratın. Bu konuda biraz faydam dokunuyorsa ne mutlu bana.
Görüşmek dileğiyle
Bu asagidaki Youtube shorts cok ilgi gordu. Siz ne dusunuyorsunuz?

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>Evimizin renovasyonunu binbir güçlükle tamamladık. Fakat mevcut mobilyalarımız yeni tasarımımız da çok sırıttı. Geçen gün de çok güzel bir koltuk takımı görmüştük hemen gidip onu almalı mıyız?
Kesinlikle hayır! Mobilya seçimi evimizin renovasyonun da gösterdiğimiz titizlikten daha fazla özen gerektiriyor. Çoğu insanın yaptığı büyük hata ihtiyacın model ve rengine odaklanmaktır. Kendinize ev yada araba alırken yaptığımız gibi bir “ne istiyorum?” listesi oluşturun. Listenin içerisinde mutlaka ölçülerde olsun. Bir mağazada gördüğünüz geniş alana yerleştirilmiş koltuk takımı evinize geldiğinde orta sehpa ile çakışırsa çok konforsuz bir eşya haline gelecektir. Çok beğenerek aldığınız takım bilinçaltınızda gözden çıkarılacaklar listesine girer. Ayrıca uzun süre yeniden değişim yapmayacağımızı düşündüğümüz de malzeme kalitesi ve konfor beklentimiz de işin en önemli noktasıdır.
Maliyet hesaplamayı kesinlikle ihtiyaç listenizden sonraya bırakın önce neye ihtiyacımız var onu bulmalıyız. Örneklemek gerekirse; koltuk takımı günümüzde çok fazla alternatif malzemeden üretilse de en yaygın olanları demir iskelet, masif iskelettir. Demir iskelet çocuklarınıza miras bırakacak kadar sağlam olsa da ağırlığından dolayı alan temizliğinde sorun yaratacaktır. Tercihimiz bağlantı tutuculuğunun güçlü olması ve iç yapısının diğerlerine göre daha sağlam olmasından kaynaklı masif iskeletten yana olmalıdır. Ürün satıcıları pazarlama olarak bu durumda çoğu zaman mdf iskeletleri de önerebiliyor. Bizim unutmamamız gereken mdf toz ahşapların birleştirilmesiyle oluştuğundan çok fazla hareket ettirilmeyi sevmezler bu sebeple oturma gruplarında tercih edilmemesi gerekmektedir. Fakat bir gardolap almayı planladığımızda da bu sistem tam tersine çalışıyor. Montaj kolaylığı ve kullanım trafiğinden kaynaklı mdf plaka burada ki tüm ihtiyacımızı karşılayabiliyor.
Çok geniş alanlara sahip değilsek ben genellikle özel üretim ürünler taraftarıyım. Özel üretim kelimesi ürkütücü dursa da (aslında bu biraz şehir efsanesi haline geldi) kafamızda ne istediğimizi bilerek yaptırdığımız bir ürün bize mağaza konseptinden daha uyguna geldiğini göreceğiz. İnsanların bir diğer hatası ve özel üretim yaptırmanın pahalı olduğunu düşünülmesinin sebebi mağazada aldığımız ürünü olduğu gibi kabul ederken özel üründe üstüne eklettikçe ekletiyoruz. Bu da matematik olarak maliyetleri doğrudan etkiliyor. Elimizdede bir “ne istiyorum?” listemiz olduğu sürece hem maliyetlerimizi kontrol edebiliriz hem de o tüm zevkimizi yansıttığımız kusursuzca tamamlarız.
Bazı ev tadilatları yapmaya karar verdiniz ve şüphesiz mülkünüzü iyileştirme ihtimali sizi heyecanlandırıyor. Ancak herhangi bir karar vermeden veya projeniz üzerinde çalışmaya başlamadan önce, tam olarak ne yapılması gerektiğini ve bunun ne kadara mal olacağını bilmeniz önemlidir. Bu şekilde, projede beklenmeyen maliyetlere veya fazlalıklara yakalanmazsınız.
Herhangi bir projedeki ilk adım, bir iş kapsamı oluşturmaktır – inşaatçının müşterisi için kararlaştırılan fiyat için ne yapmayı kabul ettiğini gösteren bir belge. Her iki tarafın da bu ilk anlaşmadan ne beklediği konusunda net olması önemlidir; ancak o zaman tüm ilgili taraflar için adil bir fiyat belirlenebilir (ve eğer ileride değişiklikler olursa).
Su anda üzerinde calıstıgım proje için ben de tam bunun hazırlıkları icindeyim. Scope of work taslağını isterseniz yakında yapacağım Instagram postuna cevap vermeniz yeterli.
Ev tadilatları bunaltıcı olabilir, ancak dikkatli bir şekilde planlayarak yönetilemez olmayabilir.
İlk adım, ne yapılması gerektiği konusunda net bir fikre sahip olduğunuzdan emin olmaktır. İyi bir plan, beklenmedik masraflardan ve gecikmelerden kaçınmanıza, organize olmanıza ve yapılması gerekenleri takip etmenize yardımcı olacaktır. Bir plana sahip olmanın en iyi yanı, bir şeyler ters giderse veya beklendiği gibi gitmezse, en azından projeye dahil olan diğer kişilerle (yükleniciler veya inşaatçılar) bir şeyler tartışırken başvurabileceğiniz bir yer olmasıdır.
Bir iş kapsamında neler olmalıdır?
İşin kapsamı aşağıdakileri içermelidir:
• Yapılacak işler
• Kullanılacak malzeme ve ekipmanlar
• Saha hazırlığı (varsa)
• Tamamlanması için zaman çerçevesi (varsa)
• İşlerden sorumlu kişinin adı, ödemeden sorumlu kişinin adı, işlerin maliyeti
• Sitenin sınırlamaları
• Çalışma saatleri ve daha fazlası
• Acil durum kişileri
Saha hazırlığı, atıkların uzaklaştırılması, ekipman ve koruyucu kaplamalar gibi ayrıntıları belirtin.
• Site hazırlığı
• Atık giderme
• Malzemeler ve koruyucu kaplamalar
Bir malzeme listesi oluşturun.
Bu proje için Boxareno kullandık. Boxareno renovasyon kutuları tüm malzeme listesi, işlerin sırası, armatürlerin kurulum talimatları ve 3D mimari render üzerinde işaretlenmiş elektrik ve sıhhi tesisat ihtiyaçları ile birlikte geliyor.
Eger cizimler elinizde yoksa, builder için aşağıdakileri kendi kelimelerinizle açıklayın veya kalem ve kağıt alın ve çizin.
• İş için gerekli malzemelerin listesi.
• İşin her aşaması için ihtiyaç duyulan malzemelerin listesi.
• Her isci için gerekli malzemelerin listesi (örneğin, sıhhi tesisat için bakır boru ve bağlantı elemanlarına, elektrik tesisatı için tel ve anahtarlara ihtiyaç duyulacaktır).
• Kapsamınızdaki her ürün için ihtiyaç duyulan malzeme listesi.
Ne istediğinizi bilin ve herhangi bir taahhütte bulunmadan önce inşaatçılarınıza size bir fiyat teklifi verebilmeleri için neye ihtiyaçları olduğunu sorun.
• Soru sorun, referans isteyin, maliyetlerin dökümünü isteyin.
• Herhangi bir şeyi imzalamadan önce tekliften memnun olduğunuzdan emin olun.
Ve son olarakta biraz tesvik edelim sizi o ne zamandir beklediginiz degisiklikleri yapmaniz icin :) Bu reel benim son Bodrum gezimden.
Size yüksek lisans düzeyinde işletme derslerinde öğrettiğim ve ev tadilatları için kolayca uygulanabilecek bilimsel temelli üç strateji vereceğim.
İçgörü ile öğrenme teorisi
Zamanı doğru kullanmak ve izolasyon
Tasarım odaklı düşünme ve Sistematik Yaratıcı Düşünme
Bu teorileri bir dönem boyunca öğrettiğimi lütfen unutmayın, bu yüzden ilgileniyorsanız daha fazlasını kendinizi araştırabilirsiniz.
Yaratıcılığın renovasyonu başarılı bir şekilde tamamlanmasını nasıl sağladığını ve neleri etkilediğini örneklerle anlatacağım ama önce yaratıcılığı geliştirmenin yollarından bahsedelim.
İçgörü ile öğrenme teorisi
Hiç aniden bir şeyi anladığınızı hissettiniz mi? Veya bir şaka yaptığınızda veya bir bulmacayı veya belirsiz bir durumu çözdüğünüzde ani bir kavrayış anı yaşadınız mı? Buna içgörü denir. İşte bu dediğiniz an!
Kuluçka aşamasında pes ettiğinizde durursunuz ama beyniniz bilinçaltı düzeyde bir çözüm aramaya devam eder. İçgörü düzeyine ulaşmanın en iyi yolu ise uyumak, meditasyon yapmak veya gülmek gibi aktivitelerdir. Bu aktiviteler bir düşünme anından sonra zihninizi boşaltıp tekrar düşünmeye başladığınızda faydalı olacaktır.
İçgörüyle öğrenme, bir problemin çözümünün ani bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Ani olması nedeniyle, içgörü öğrenme, yenilemeniz için çok maliyetli olabilen deneme yanılma yoluyla öğrenmeden farklıdır! İçgörü geliştirmeyi bir karar verme süreci olarak da düşünebilirsiniz. Aynı anda strateji oluşturmak ve alternatif kararlar vermek zor olduğu için en bariz olana yönelirsiniz. Örneğin, bir tadilata başlamaya karar verdiniz ve kat planını değiştirmek istiyorsunuz ancak nasıl değiştirmek istediğinizden emin değilsiniz. Evin mevcut planına bakmak için bir dakikanızı ayırın ve gözünüze çarpan en kötü, gereksiz, işlevsel olmayan şeyleri belirleyin. Hemen sonra bu evde nasıl yaşayacağınızı düşünün (eğer bir aileniz varsa, bunu birlikte düşünebilirsiniz). Bu düşünme pratiği, evdeki yaşam akışını iyileştirmenizi sağlayacaktır. Bu akışlar, çocuk odasının banyoya uzaklığı, mutfağın açık plan olup olmadığı, evde fazladan bir oda olup olmadığı, depolama alanlarının nerede olması gerektiği gibi önemli kararlar almanıza yardımcı olacaktır.
Zamanı doğru kullanmak ve izolasyon
Son teslim tarihleri her zaman stres kaynağıdır; sizi nadiren büyük resmi görmeye zorlar ve bunun yerine ayrıntılara takılıp kalmaya iter. Bu, yaratıcılığınıza ve alternatif çözümlerle problem çözmenizi baltalar bu nedenle zamanı verimli kullanmak hatta sınırsız bir zaman dilimi bulmak yaratıcılığınızı artıracaktır.
İzolasyon teorisinde yalnız kalmak önemli. Utah Üniversitesi’ndeki psikologlar tarafından 2012’de yürütülen bir araştırma, doğada dört gün yalnız kaldıktan sonra deneklerin standart yaratıcılık testlerinde yüzde 50 daha iyi puan aldığını buldu. Özellikle kuluçka aşamasında yalnız kalmayı deneyin.
Birçok mimar, tasarım aşamasını boşluğa bakmak olarak açıklar. Odayı, ışığı, rüzgârı saatlerce ve günlerce, gece gündüz hissederek…İster bir odayı ister komple bir evi yeniliyor olun, orada vakit geçirin, izleyin, gözlemleyin, kahvenizi yudumlayın, not alın ve bazı fikirler çizin. Beğendiğiniz mimarların sosyal medya hesaplarına göz atın, fikirlerinizi Google’da aratın ve görselleri kaydedin. Arkadaşlarınızla konuşun. Son teslim tarihiniz düşünmeyin! Bu kararları aceleye getirmeyin. Önce tasarımı bitirin ve ürünleri satın alın. İnşaatçınız işe başladığında, son teslim tarihleri içinde çalıştığından emin olun.
Tasarım odaklı düşünme ve Sistematik Yaratıcı Düşünme
Basitçe söylemek gerekirse, tasarım odaklı düşünmek bir tasarımcı gibi düşünmektir. Sorunları belirlemek ve bambaşka bir acıdan değerlendirmektir
Öte yandan Sistematik Yaratıcı Düşünme kendinizi kalıpların dışında düşünmeye zorlamak için kullanabileceğiniz bir araçtır… Tıpkı Beatles gibi, Beatles yenilikçiydi ve hit şarkılar yaratmak için aynı şablonu tekrar tekrar uyguladılar ve her biri yıllarca dinlenilen harika şarkılar oldu.
Sistematik Yaratıcı Düşünme sorunları yönetilebilir parçalara ayırmak ve ardından çözmek için kullanabileceğiniz bir çerçevedir. Bu düşünme tarzı sizi bütünden çok bileşenleri düşünmeye zorlar.
Sistematik Yaratıcı Düşünmenin beş kalıbı vardır. Alakasız çözümler bulsanız ya da en iyisini seçseniz bile tüm bu kalıpları probleminize çözüm bulmak için kullanmaya çalışın.
Çıkarma: Yeni bir tane oluşturmak için mevcut bir tasarımdan veya süreçten parçalar almak.
Bölme: Bileşenlere bölün, bir bileşeni çıkarın ve başka bir yere koyun.
Çarpma: Kopyalanan ancak bir şekilde değiştirilen, genellikle başlangıçta gereksiz veya gereksiz görünen bir bileşen.
Görev Birleştirme: Farklı fikirleri ve görevleri tek bir bütün halinde birleştirerek ek görevler verir
Nitelik Bağımlılığı: Pek çok yenilikçi ürün ve hizmette, daha önce ilgisiz görünen iki veya daha fazla nitelik artık birbiriyle ilişkilidir. Bir şey değişirken başka bir şey değişir.
Yenileme projenizde ne istediğinizi biliyorsanız, özgün planınız ile bir mimardan daha yaratıcı olabilirsiniz.
Birkaç mimardan danışmanlık aldıktan sonra oldukça iyi fikirler edindim ama hiçbir zaman istediğim gibi olmadılar. Bazı mimarlar hem daha maliyetli hem de ailemin yaşam döngüsüne uygun olmayan planlar önerdiler.
Hatta bir mimar, misafir odası olarak kullandığım odama yemek alanından kapıyı açmamı bile önerdi. Sözüne uysaydım, inanılmaz maliyetli olurdu ve odayı hareketsiz hale getirirdim. Bunun yerine yaşam alanından tamamen bağımsız, içinde banyo, dışarıya açılan bir kapı ve dış mekân mutfağına erişimi olan bir yaşam alanı yarattım. Bu düzeni tercih ettim çünkü bu odayı Airbnb olarak düşünebilir ve misafirlerim geldiğinde rahatça kalabilirim. O mimarın önerisinin aksine daha yaratıcı, daha ucuz bir yol seçtim.
Kısacası, sahip olduklarınıza bakarak, bir evde zamanınızı nasıl geçirdiğinizi düşünerek ve kendinize güvenerek yaratıcılığınızı geliştirebilirsiniz.

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>İç kapılar evlerde güvenlik ve mahremiyet sağlamak, mekanları ayırmak ve gürültüyü tamponlamak gibi birçok amaca hizmet eder. Ancak bu belirgin işlevlerin yanı sıra, bir odanın tonunu ayarlayabilir ve güzelliği ile estetiğini geliştirebilir, kendi başlarına güçlü tasarım özellikleri haline gelebilirler. Herhangi bir iç mekân tasarlarken mutlaka düşünülmelidirler.
Bu etkiyi göz önünde bulundurarak, bir kapı seçerken renk, malzeme, stil ve sallanma hareketi dahil her faktörü göz önünde bulundurmaya çalışın. Boyutlar da önemlidir ancak kapı çerçevesinin boyutuyla sınırlı oldukları için standart olma eğilimindedir. Genellikle yüksekliği 203 cm’yi geçmez ve genişliği 70 ila 90 cm arasında değişir.
Şık şekiller ve temiz çizgiler vurgulanarak, günümüzün iç kapıları genellikle geleneksel kapılar gibi dikey olarak değil yatay olarak açılan cam veya metal panellerden yapılır. Yakındaki diğerlerinden farklı kılan ilginç bir manzaraya sahip odalara açılmak üzere tasarlanmıştır. Buzlu cam veya geometrik şekillerden oluşan opak desenler ile mahremiyetten ödün vermeden içeriden görsel ilgi sağlarlar.
Büyük boy kapılar modern dizayn edilmiş evlerde yaygındır ve özellikle büyük salonları ve yüksek tavanları olan evlerde tercih edilir. Genellikle özel olarak dizayn edilirler ve lüksle ilişkilendirilirler. Yüksekliği tavandan tabana olan kapılar, kullanıcıların dikkatini çeker ve bir binanın yüksekliğini vurgulayarak her alanı görkemli ve zarif kılar.
Evinizde büyük geniş bir girişe ya da alana sahipseniz, özel boyutlu bir kapı ile bu alanı vurgulama şansınız var. İnşa ederken veya tadilat yaparken, evinizin her bölümünün tam olarak istediğiniz gibi olduğundan emin olmak isteyeceksiniz ve buna kapılarınız da dahil. Kapılarınız alanınız için mükemmel boyutta olmalıdır, bu nedenle evinizde geniş bir açıklıkla çalışıyorsanız, birçok seçenek mevcuttur. Her tarza veya bütçeye uygun çelik çerçeveler ve çeşitli yüzeyler ile ahşap, cam veya fiberglas arasından seçim yapabilirsiniz.
Ahşap kapılar genellikle sıcak ve davetkardır, ancak çelik çerçevelerle eşleştirildiğinde şık ve modern de olabilirler. Cam kapılar, evinize ışık almaya devam ederken mahremiyet sunarken, fiberglas kapılar, stilden ödün vermeden dayanıklılık ve güç sağlar. Seçim tamamen sizin tabii ki evinizin dekorasyonu bu seçimde önemli rol oynuyor.
Büyük boyutlu kapılar, malzeme özelliklerinin yanı sıra açılma hareketlerine göre dört ana gruba ayrılabilir: pivot, sürgülü, tek menteşeli ve çift. Hepsinin kendine göre artıları ve eksileri var. Kapı söz konusu olduğunda ürünün kalitesi büyük fark yaratır.
Pivot kapılar
Pivot kapılar, neredeyse görünmez bir donanımla dikey bir eksende dönerek, zarif bir estetiği korurken mekanlar arasında kusursuz bir geçiş sağlar. Büyük ebatlarla birleştirildiğinde, bu estetik, diğer alternatiflerle karşılaştırıldığında benzersiz bir büyüklüğü çağrıştırarak geliştirilir.
Sürgülü kapılar
Sürgülü kapılar, basit yana doğru hareketleriyle karakterize edilir ve yerden tasarruf sağlarken mekanlar arasında büyük bir geçiş sağlar ve bu da onları yüksek tavanlı sıkışık mekanlar için ideal kılar. Bunlar doğal olarak daha ağır olduklarından, kir, nem veya normal aşınma ve yıpranmaya karşı düzenli bakım gerektiren düzgün hareket sağlamak için kapı rayının iyi durumda kalması çok önemlidir.
Tek menteşeli kapılar
Büyük boy tek menteşeli kapılar, boyut ve stil açısından iki kat etkilidir. Onları standart boyutlu seçeneklerden ayıran benzersiz, güçlü bir karakter sunarlar. Pivot veya gömme menteşeler olarak da kullanılabilirler.
Çift büyük boy kapılar
Çift büyük kapılar, herhangi bir odada ferahlık hissini en üst düzeye çıkarmak için harika bir yoldur. Çift kapılar, birbirinden uzağa açılan, pivot veya normal menteşeli kapılar olabilen bir çift tekli kapıdan oluşur. Bu büyük boy çift kapılar, herhangi bir odada ferahlık hissini en üst düzeye çıkararak etkiyi ikiye katlar.

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>Battaniyelerinizi hazırlayın
Üzerinize örtmek tamamen size kalmış ama koltuğun yanına şık bir battaniye bırakın. Varsa yastık kılıflarınızı kış motifli olanlarla değiştirin ve biraz kış renklerini kullanın. Örgü battaniyeniz varsa hala trend olduğunu unutmayın.
Ekstra aydınlatma ekleyin
Biliyorsunuz güneşli günler azalıyor dolayısıyla doğal ışıktan faydalanmak kış aylarında zorlaşıyor. Evinizdeki mevcut aydınlatmalara ek olarak abajur ve ayaklı aydınlatmaları tercih edebilirsiniz. Mobilyalarınıza uygun bir abajurla oturma odanızı dekore etmeye başlayabilirsiniz.
Halı ve kilimleri sermeye başlayın
Kışın soğuğu kesmeye fayda sağlayan hem de eve sıcaklık katan halı ve kilimlerinizi sermeye başlayın. Alerjileri olanlar halıları özellikle tercih etmese de el dokuması ya da örgü kilimler rahatlıkla kullanılabilir. Evde dolaşırken ayaklarınızın bu doğal kilimlerle temas etmesi hoşunuza gidecek.
Ahşapla hava katın
Ahşap mobilya ve aksesuarlar ile odanıza estetik ve sıcak bir doku katabilirsiniz. Ahşap çerçeveler, sehpalar veya daha minimal detayların yanı sıra dilerseniz ahşap bardak altlıkları da kullanabilirsiniz.
Kokulu mumları unutmayın
Kış yaklaşırken tarçın, çam, vanilya, amber ve portakal gibi esansları olan mumları hem dekorasyon hem de evinize kış havası katmak için kullanabilirsiniz.
Kendinize bir köşe yapın
Bu köşe mutfak ya da yaşam alanınızın herhangi bir yerinde olabilir. Bitki çayları ve küçük atıştırmalıkları bu köşeye koyun. Küçük bir detay gibi görünse de bir bardak çay fikri her zaman içinizi ısıtacak ve size ve misafirlerinize kışın pozitif yanlarını hatırlatacak.
Daha fazla dekorasyon önerisi için @cocoplumstyle ı takip etmeyi unutmayın.

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>En ilginç trendlerden biri küçük evlerin yükselişi oldu. Büyük şehirlerde, küçük mekanlarda yönetilmesi zor olan büyük evler yerine küçük evler daha yaygın hale geldi. Küçük dairelerin çoğunda yalnızca bir yatak odası hatta bazılarında ikinci bir oda bulunmuyor. Bu evleri dekore ederken birçok şeyi düşünmemiz ve buna göre karar vermemiz gerekiyor.
Küçük ev dekorasyonu denilince ilk akla gelen, tüm alanların nasıl verimli kullanılacağıdır. Çünkü bu evlerde eşyalar için fazla yer yoktur. Bu nedenle tüm alanlarınızı iyi kullanmazsanız günlük yaşamınızda depolama, hatta evde birbirinizden geçme gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu bağlamda hayal gücünüz ve yaratıcılık becerileriniz ile sahip olduğunuz her santimetreyi iyi değerlendirmeniz önemlidir.
Küçük bir evi dekore ederken yapılacak ilk şey, alanınızı görsel olarak genişletmenize yardımcı olacak bir renk paleti seçmektir. Zemin ve duvarlarda koyu renkler yerine açık renkler kullanarak mekanınızı daha büyük gösterebilirsiniz. Tümünü beyaza boya veya açık renkli bir boya ile boyamak bu amaç için iyi bir seçimdir. Bazı kısımlarda koyu renkler kullanmak isterseniz, pencere ve kapı gibi dar alanlarda veya duvara monte edilmiş raflarda kullanabilirsiniz.
Mutfağınızı planlamaya başladığınızda, onu evin geri kalanından ayıran duvarları yıkarak başlayın. Bu gerçekten alanı açar ve bir zamanlar sıkışık gibi görünen yerlerden büyük bir oda yapmanızı sağlar. Kapalı bir mutfağa sahip bir apartman dairesinde veya şehir evinde yaşıyor olsanız bile, yine de birkaç basit adımla onu da açabilirsiniz. Ve unutmayın: mobilyalarınız mutfağınızı tamamlamalı! Açık renkli ve reflektörlü dolaplarınız varsa, açık renkli tezgâh ve ev aletlerini seçin. Tüm odayı daha büyük gösterecektir.
Küçük bir eviniz olduğunda, doğru mobilyalara sahip olduğunuzdan emin olmak daha da önemlidir. Çok fazla yer kaplamamasından dolayı portatif mobilyalara ihtiyacınız vardır. Fonksiyonel mobilyalar daha az yer kaplar ve hem evinizi kullanma şeklinizi hem de görünüşünü iyileştirir ve evinizin büyüklüğü ne olursa olsun, fonksiyonel mobilyalar her zaman fit olur.
Peki fonksiyonel mobilyalar nasıl seçilir? İlk başta göründüğü kadar zor değil. Başlamak için ilk yer minimalist bir tasarım seçmektir. Minimalist tasarımlar, hayatınıza değer katmayan ve evinizi daha konforlu hale getirmeyen her şeyi ortadan kaldırmakla ilgilidir ve mobilya söz konusu olduğunda bu iyi görünmeyen ve eviniz için iyi olmayan her şeyden kurtulmak anlamına gelir.
Sizin de bir türlü doğru dekore edemediğiniz küçük bir eviniz ya da evinizin küçük bir odası varsa tamamen fonksiyonel, yerleştirileceği alana uygun mobilyalar tasarlanması gereklidir. Bu konuda yardım almak isterseniz www.boxareno.com adresinden bana ulaşabilir, çözümleri birlikte konuşabiliriz. Eğer daha fazla tasarım fikrine ihtiyacınız varsa instagram’dan @cocoplumstyle hesabımı takipte kalın.

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>Banyolarımız sanırım mutfaklarımızla hemen hemen eş değer titizliği sergilediğimiz yerler. Sürekli neme ve suya maruz kaldıkları için zaman içerisinde yenilenmesi ya da bazı değişiklikler yapılması gerekiyor. Kaliteli malzeme kullanmak istediğinizde banyo tadilatı pahalı olabiliyor ama gözünüzü korkutmayan planlı bir renovasyonla bütçenize uygun şekilde banyonuzu yenileyebilirsiniz.
Banyo ve mutfak gibi teknik detayların önemli olduğu tadilatlarda malzeme seçimini kişisel zevklerin yanı sıra hijyen ve sağlık da etkiliyor. Örneğin, banyo zemininde ahşap mı doğal taş mı tercih etmeliyim sorusunda ikilemde kalıyorsanız, banyodaki nem oranını hesaba katabilirsiniz. Ahşap sizin zevkinize uyan bir seçimse ahşap görünümlü karoları da tercih edebilirsiniz. Yeterince araştırırsanız doğru malzemeye erişmeniz kolaylaşacaktır.
Banyoda ne gibi değişiklerin yapılacağını listeleyin. Tesisat ve elektrik değişimi yapılacaksa ya da eskidiğini düşünüyorsanız mutlaka tadilat öncesinde kontrol ettirin ve zemin ve duvarlar da herhangi bir işlem yapılmadan önce tesisatınızı yeniletin.
Eğer iyi bir ustayla çalışıyorsanız su eğilimini zaten hesaplayacaklardır ama siz yine de hesaplanıp doğru yapıldığından emin olun gerekirse siz de test edin. Islak zeminde su birikintisini önlemek için su eğimi büyük önem taşıyor.
Bir banyo renovasyonu için liste yapmak basit görünse de gözden kaçan şeyler olabiliyor. Listeyi yapıp profesyonel birinden yardım almanızda fayda var böylece eksik ya da yanlış sırada olan bir yenileme işlemi varsa size bunu söyleyecektir.
Daha fazla ipucu ve ilham için Instagram sayfamıza göz atmayı unutmayın.

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>Bu tam olarak lambayı nerede hangi amaçla kullanacağınıza karar vermek anlamına geliyor. Çalışma odasında okuma lambası, mutfak tezgahında yemek yaparken kullanabileceğiniz ekstra aydınlatma lambası, yatak odasına hemen yatak başında kullanabileceğiniz işlevli abajurlar, işlevine göre seçmeniz gereken lamba tipine giriyor. Bunları seçerken estetikten daha çok işlevine göre seçim yapabilirsiniz.
Mutfak aydınlatmalarını ağırlıklı olarak tezgâh, masa gibi sık kullanılan bölgelerde yoğunlaştırmalısınız. Hangi tipte aydınlatma kullanırsanız kullanın, burada ampul seçimi önemlidir. Görüşünüzü engellemeyecek, gözlerinizi yormayan güçlü bir ışık tercih etmelisiniz. Mutfakta genellikle vurgu aydınlatmalar ön planda olur. Genel aydınlatmalar da yine yoğun olarak kullanılmalıdır.
Bol ışık ihtiyacı olan diğer bir yaşam alanı da banyolardır. Banyolarda genel aydınlatmalar faydalı olacağı gibi özellikle ayna çevresindeki vurgu aydınlatmalar da işlevsel olacaktır.
Yaşam alanlarında genel aydınlatmalar yararlı olacağı gibi alanı kullanım amaçlarınıza yönelik olarak vurgu ışıklandırmalar da ekleyebilirsiniz. Mesela televizyon izlemiyorsanız ve oturma odasını dinlenmek ya da kitap okumak için tercih ediyorsanız gözlerinizi yormayacak ve belirli noktaları hedefleyen vurgu aydınlatmalar tercih edebilirsiniz. Tavana gizlenmiş veya duvardan yansıtılmış ışık kaynakları da bu anlamda faydalı olabilir. Gündüz saatleri için de mutlaka doğal ışıktan faydalanmayı unutmayın.
Yatak odanız için yatıştırıcı, yoğun olmayan aydınlatmayı tercih edin. Yine tavana gizlenmiş lambaları, başucundaki küçük lambaları, abajur, zemin lambası gibi ışık sağlayan ışık kaynaklarını kullanabilirsiniz. Gün içinde sizi rahatsız edebilecek güneş ışınlarından korunmak için dekorasyonunuzda mutlaka kalın güneşlikler bulundurun.
Gün içerisinde ışık ve aydınlatma ihtiyaçlarınız değişebilir. Bu nedenle ışığı istediğiniz gibi kısıp açabileceğiniz sistemle ihtiyacınız olan atmosferi hızlı bir şekilde oluşturabilirsiniz.
Işığın odaya iyi dağıldığından emin olmak için, aydınlatmanızın odaya eşit olarak değil, farklı seviyelerde dağıldığından emin olun. Örneğin tek bir tepe lambası ile yetinmek yerine, bir şifonyer ya da sehpa üzerindeki destekleyici ışıklar ya da yerdeki dekoratif lambalar ile harika bir kombin oluşturabilirsiniz.
Işığın gözlerinizi yormaması için odanın tek tek bölümlerinin değişen miktarlarda ışıkla aydınlatılmasına izin verin.
Aydınlatma denilince sadece dekoratif anlamda düşünmeyin. Aydınlatma düzenlemeleri hem stres seviyenizi hem uyku düzeninizi hem de yaşam standartlarınızı etkiler, bunu unutmayın.
Bu ve bunun gibi tüm ipuçlarını @cocoplumstyle instagram hesabımda bulabilirsiniz aydınlatma ya da renovasyonla ilgili danışmanlık almak isterseniz www.boxareno.com üzerinden 15 dk ücretsiz alabilirsiniz.
Danışmanlık için randevuyu bu link üzerinden de oluşturabilirsiniz https://calendly.com/boxareno/15minfree?back=1&month=2022-02

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>Hadi şimdi kısaca bir göz atalım bu stiller nelerdir diye…
Günümüzde popüler olan herhangi bir tasarım öğesi veya stili temsil eder. Çağdaş veya şu anda ortaya çıkan ürünler modern olarak kabul edilebilir. Yani yakın geçmişte ya da günümüzde üretilen parçalar modern stil anlayışına uygundur. Şık formlar, sade mobilyalar ve fonksiyonel tasarımlar, trend aksesuarlar, pürüzsüz yüzeyler, rahat ve düzenli yaşam alanları genellikle modern stili temsil eder.
İskandinav estetiğini beğenmeyen kalmamıştır herhalde. IKEA’da alışveriş yapmak için çok zaman harcayanlardansanız, bu İskandinav esintili görünüm tam size göre. Danimarka, İsveç ve Norveç gibi İskandinav ülkelerinden gelen İskandinav tarzı, sadeliği ve işlevselliği en iyi şekilde yansıtır ve minimal sayılabilecek bir stildir. Canlı beyaz duvarlar, sıcak ahşap dokular ve bol doğal ışık, çağdaş mobilyalarla bir araya geldiğinde rahat ve sıcak bir atmosfer yaratır ve işte o noktada İskandinav tarzını ortaya çıkar.
Daha az geleneksel bir tarz isteyenler için harika bir seçim olabilir. Kendini ifade etmekten çekinmeyen cesur ev sahipleri, eklektizm adına dekorlarına çarpıcı bir element katarlar. Eklektik tarz, ilginç bir karmaşayı karakter ve çekicilik dolu bir alana dönüştürmeyi birkaç parça ile başarır.
Eklektik stili denemek isterseniz cesur renkler ve desenlerle başlayın. Maksimum görsel etkiyi elde etmek için renklerin ve desenlerin nasıl doğru şekilde karıştırılacağı ve eşleştirileceği konusunda iyi bir bilgi birikimi gerekebilir. Bu nedenle örnekleri dikkatlice inceleyin.
Kalbinde geçmişin ruhunu taşıyanlar için mükemmel olan yüzyıl ortası modern tarzı, 1950’lerin ve 60’ların tasarım çizgilerini taşır ve retro esintili çarpıcı bir görünüme sahiptir. Geometrik şekiller ve çağdaş desenlerle karakterize edilen yüzyıl ortası modern mobilyalar, herhangi bir odanın görünümünü anında değiştirebilir ve kendinizi bambaşka bir yerde hissedebilirsiniz.
İşlevsellik sizin için önemliyse, genellikle ham parçalar içeren endüstriyel tarzda bir alanda kendinizi rahat hissedebilirsiniz. Genellikle çatı katlarında, depolarda ve fabrikalarda görülen bu rafine olmayan tarz, açıkta kalan boruların, ampullerin ve beton duvarlar gibi ham, bitmemiş öğelerin görkeminden oluşur. Geri dönüştürülmüş malzemeleri ve eski mobilyaları kullanmak da endüstriyel hissi ortaya çıkarmanın harika bir yoludur!
Bohem kelime anlamı olarak çingene, serseri ve sanatçı demektir. Eski püskü ve düzensiz bir tarz olarak adlandırılabilir. Eskitilmiş kumaşlar, vintage mobilyalar, doğal, el yapımı ürünler ve renkli, desenli parçalar bohem tarzda kullanılır. İpek kumaşlar da bohem tarzın bir parçasıdır. Kişinin ruhunu yansıtan bir dekorasyon stilidir. Birkaç yıl önce aniden moda olan makromeleri hatırlayın.
Kırsal yaşamı anımsatan bir stildir. İşlenmemiş kaba malzemeler yaygın olarak kullanılmaktadır. Doğal ahşap, dokuma halılar, kilimler, sepetler bu tarz için mükemmel seçimlerdir. Boyalı ürünlerde bile ağacın dokusunu ve hatta kusurlarını görmek mümkündür. Genellikle kışı anımsatır ve dağ evlerinde çoğunlukla tercih edilir.
Country tarzında ana tema, rustik tarzda olduğu gibi kırsal yaşamdır. Bu nedenle çoğu zaman rustik tarz ile karıştırılmaktadır. Aralarındaki en belirgin fark rustik tarzda ahşabın doğal halinin tercih edilmesidir. Country tarzı ahşap daha işlenmiş bir formda görülebilir. Ana renk beyaz olsa da çiçekli ve ekose desenlere de rastlamak mümkün. Eskitilmiş duvar rafları, vintage tarzı zemin lambaları, işlemeli berjer veya sandalyeler, tablolar, eskitme tel dolaplar, antikalar ve eskitilmiş mobilya modelleri arasından seçim yapabilirsiniz. Bu tarzda genellikle ahşap ve seramik objeler tercih edilir.
Bazı stiller birbirleriyle oldukça uyumludur hatta iki stilin aynı anda uygulanmasıyla oluşan tarzlar da vardır. Örnek olarak Japandi stilini inceleyebilirsiniz. Bir stili başlı başına uygulamak yerine bazen neyi öne çıkarmak istediğimizi ya da evde nasıl bir hava yaratmak istediğimizi kendimize sorabiliriz. Ben evimde fonksiyonelliği ve rahatlığı tercih ediyorum diyorsanız bir stili uygulamadan önce kendinize önce bu stilin yeterince rahat ve fonksiyonel olup olmadığını sorun. Daha önemlisi siz tam olarak ne istiyorsunuz buna odaklanın unutmayın trendler gelip geçicidir ve bir ortama kendi yaratıcılığını katmak kadar iyisi yoktur.

20 yıl önce başlayan Avustralya macerasına kurumsal ve akademik hayat dışında, annelik, hobiler, bol bol yaşam enerjisi ve 3 ev renovasyonu sığdıran Özge Fettahlıoğlu, şimdilerde rüyasını işe dönüştürüyor. Coco Plum Style şirketinin kurucusu Özge’nin amacı renovasyon işlerini Avustralya’da kolaylaştırmak ve high end dizaynı daha ulaşılabilir hale getirmek. Renovasyon, dekorasyon ve stil deneyimlerini ve önerilerini buradan sizlerle paylaşıyor.
]]>