Yaşam

Ayrılmak bile lüks: Ayrılan çiftlerden bazıları aynı evi paylaşmak zorunda kalıyor

Aşırı yüksek barınma masrafları, yollarını ayırmak isteyen çiftlere engel oluyor, her 10 Avustralyalıdan biri geçinebilme adına eski partneriyle birlikte yaşamak zorunda kaldığını belirtiyor.

Finder.com.au’nun araştırmasına göre, 25 kişiden 1’i ya da yüzde 4’ü, bazen ayrıldıktan yıllar sonra bile eski partneriyle yaşamaya devam ettiğini söylüyor.

24 ile 40 yaşları arasındaki kişiler, bu durumda olması ihtimali en yüksek grupken, 56-74 yaş arasındaki kişiler nadiren ayrıldıktan sonra birlikte yaşıyor.

Finder.com.au para uzmanı Kate Browne, ayrılan çiftlerin hala birlikte yaşamalarının yüksek barınma masraflarıyla paralellik arz ettiğini vurguladı.

Başka bir ankete göre, vatandaşların yaklaşık yüzde 30’u her ay kirasını ya da konut kredisini ödemekte zorlanıyor. İç Sydney kiraları yılda tipik olarak 33,000 dolara mal olurken, şehirde (greater city area) konut kredisi geri ödemelerinin ortalaması 45,000 dolar civarında. Melbourne ve Brisbane kiraları ortalama olarak yıllık 24,000 dolar civarında.

Kate Browne, “İdeal bir dünyada, sevgi bittiğinde hem duygusal hem de fiziksel olarak yolunuza devam edebilmelisiniz. Oysa bazıları için gerçek şu ki, romantizmin sonu aynı evi paylaşmanın sonu anlamına gelmiyor” dedi.

Sigorta çalışanı Jacques van der Merwe (38), eski partneriyle ayrıldıktan sonra 6 ay daha birlikte yaşamış ve kiralıklar için yaşanan rekabetin yeni bir eve taşınmayı güçleştirdiğini söylüyor.

Van der Merwe, “Aniden tek başına kalıyorsunuz ve ödediğiniz kira ikiye katlanıyor. Aynı eve bakan 20 kişiye karşı kalıyorsunuz ve bunların çoğu çiftler ki sanırım ev sahipleri onları tercih ediyor” dedi.

Leichhardt’tan bir bar çalışanı, eski partneriyle neredeyse 1 yıl birlikte kaldığını, çünkü kirada her ikisinin de adının yer aldığını ve sözleşmeyi erken iptal edemediklerini, her ikisinin de evden çıkan kişi olmak istemediğini belirtti.

Kadın, tek yatak odalı bir dairede olduklarını ve aynı odayı paylaşmaya devam ettiklerini söyledi, “Aynı kavgaları tekrar tekrar yaşıyorduk. Yeni kişilerle görüşmeye başlayamıyordunuz” dedi.

Kadın, eğer daha fazla birikimi olsa bu durumda olmayacağını söyledi, “Kira teminatının çoğunu ben ödemiştim ve bunu geri alan kadar yeni bir yer için teminata param yetmiyordu” diye konuştu.

Kate Browne, insanların böyle tuhaf bir yaşam durumundan kendilerini korumalarının en iyi yolunun kötü gün için para biriktirmek olduğunu belirtti.

Psikolog Pandelis Tsomis, kötüleşen ilişkilerinde saplanıp kalan kişilerin uykusuzluk, artan anksiyete (kaygı) sorunu yaşayabileceklerini ve insanlara daha fazla güven kaybı hissedebileceklerini söyledi.

Tsomis, “Evden çok fazla uzak durmaya çalışırken kumar ve alkol bağımlılığı gibi işlevsiz başa çıkma mekanizmaları geliştirebilirsiniz” uyarısında bulundu.

İlişki uzmanı ve psikolog Cindy Nour ise eski bir partnerle birlikte yaşamanın ancak tatlı bir şekilde ayrılma durumunda yürüyeceğini, bazı örneklerde çiftlere durumlarını gözden geçirme şansı verebileceğini söyledi.

Jacques van der Merwe, hikayesinin mutlu bir sonla bittiğini, ayrı yaşamalarının ardından eski partneriyle fikir ayrılıklarını çözdüğünü ve yeniden bir araya geldiklerini söyledi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu