Sevgi Satı

IKIGAI FELSEFESİ

Son zamanlarda, insanları hayata bağlayan amaçlar konusunda yoğun bir gözlem yapıyorum. Bazı insanlar dinç ve dinamik bir şekilde hayatlarını huzur ve mutluluk içerisinde yaşıyorken, bazıları tabir-i caiz ise, ununu eleyip, duvara asmış, hayattan elini ayağını çekmiş bir biçimde yaşamını sürdürüyor. Bir yanda; çocuk sevinciyle her gün, belli bir tempoda hayatı kucaklayanlar, diğer yanda; bir boşluk içinde amaçsızca gününü doldurmaya çalışanlar var. Elbette insanlarda farklılıkları yaratan türlü türlü nedenler, koşullar ve hikayeler mevcuttur. Fakat uzun ve mutlu yaşama isteği bütün insanlığın en temel dilekleri arasında yer alıyor.  

Dünya üzerinde, en sağlıklı ve en uzun ömre sahip olan ırkın Japonlar olduğu, yapılan çeşitli araştırma ve incelemelerle desteklenerek, kabul edilmektedir. En yaşlı insanların, Japonya’nın Okinawa Adasında olduğu bilinmektedir. Bunun ana nedeni genetik özellikler başta olmak üzere, Japonların beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzları ve düşünce mekanizmalarıdır. Ayrıca uzun ve mutlu yaşama çabalarını çeşitli felsefe ve disiplinlere aktarmış olmaları ile birçok topluma örnek teşkil etmektedir.

Esasında oldukça hareketli ve yoğun bir yaşama sahip olan Japonlar, özellikle büyük şehirlerde ev-iş ya da ev-okul arasında sıkışık yolculuklar, disiplinli çalışma tempoları ve saatler süren mesaileri ile gerçekten stres yüklü zamanlar geçirirler. Bu stresin hayatı kısalttığı gerçeğine, umut dolu yaşam felsefeleri ile meydan okumaktadırlar. 

Photo by Nico Ga-ang on Unsplash

Japonlar, insanlardaki yaşama isteğini, “Ikigai” olarak isimlendirdikleri bir felsefe ile tanımlamıştır. Sözlük anlamı olarak; “Hayat, canlı” anlamına gelen “Iki (生き)” ve “Bir etki, sonuç, değer” anlamına gelen “kai” (okunuşu “gai”) kelimelerinin birleşimi olan “Ikigai”, kişinin hayatını değerli kılan şey, yaşam kaynağı, anlamına gelmektedir.

Hepimizin hayatta kalabilmek için yaşam ışığımızı canlı tutmamız gerekir. Bu ışık sayesinde yaşama tutunur, heyecanla devam edebiliriz. Bizi harekete geçiren, aksiyon almamızı sağlayan bu neden hepimiz için farklı farklıdır. 

Ikigaimizi nasıl buluruz? 

Özellikle belli bir yaştan sonra, hayata heyecanımızı taze tutarak devam edebilmemiz son derece önem taşımaktadır. Ikigai, bizi sabah yatağımızdan enerjik bir şekilde kaldırıp, yola koyan tutku ve heyecan noktası olmalıdır. Ikigaimizi bulmanın yolu, kendimizi çok iyi tanımaktan geçmektedir. Bunun için aşağıdaki soruları kendimize sorabiliriz; 

  • Nelere karşı ilgi ve merak duyuyorum? 
  • Zamanımı neler yaparak geçirmekten hoşlanıyorum?
  • Keyif aldığım uğraşlar neler? 
  • Neler yaparken zamanın nasıl geçtiğinin farkında değilim? 
  • Dünyaya pozitif katkı sağlamak için neler yapmalıyım? 
  • Sabah gözümü açtığımda, beni yatağımdan heyecanla kaldıracak aktiviteler neler olur? 
  • Para kazanma zorunluluğum olmasa, zamanımı neler yaparak geçirmek isterim? 
  • İçimdeki yaşama sevinci noktasını, olumlu anlamda neler tetikliyor?  

Yazar Marc Winn, Ikigai felselefini severek yaptığın işler, iyi olduğun işler, dünyaya faydası olduğunu düşündüğün işler ve para kazandığın işlerin kesişim kümesindeki uğraşılar olarak tanımlamıştır. Para kazanma ögesi, ikigaimizi belirlerken son derece önemli, mutluluk ve güven kaynağı olarak vurgulanmıştır. 

İkigaimizle mutlu bir şekilde nasıl yaşarız? 

Yukarıdaki soruların cevaplarını kendimizde bulduğumuzu ve ikigaimizi belirlediğimizi düşünelim. Ya da hali hazırda bir ikigamiz var ise bunun üzerinde düşünelim. Peki ikigaimizle nasıl bir yaşam bizi bekliyor?

Hayal etmek, bir şeyleri tutku ile düşünüyor olmak, o güzellikleri düşlediğimiz gibi yaşayacağımız anlamına gelmiyor. Düşlerimizi hayata geçirebilmemiz için harekete geçmemiz gerekiyor. Harekete geçmek için plana, planlarımızı aksiyona dökmeye ve her gün takip edeceğimiz rutinlere ihtiyacımız olacaktır. Günlük rutinlerimiz, kendi yaşam stilimize uygun iyi yapılmış bir plan, yol haritası ve aksiyon maddeleri ile oluşmalıdır. 

Aklımızda sürekli ikigaimiz, yani yaşam nedenimiz olsun. Yaptıklarımızı bunu merkeze alarak kurgulayalım. Umutsuzluğa kapıldığımızda, ikigaimize sarılalım ve enerjimizi yüksek tutalım. İçerisinde kendimize iyi gelen ve dünyaya fayda sağladığımız noktaları sık sık kendimize hatırlatalım ve yol alalım. Yol almak, insana yaşadığını hissettirir. Kendimizi aktif tutalım.

Hector Gargia ve Frances Miralles, “Japonların uzun ve mutlu yaşam sırrı: IKIGAI” isimli kitabında aşağıda detaylı anlattığım bazı noktalara dikkat çekmişler ve bize neler yapmamız gerektiği konusunda bir rehber sunmuşlardır. 

Günlük hayatımızda bazen birbirini anlamsız bir şekilde kovalayan işlerin içinde buluruz kendimizi. Bu hızı hissettiğimizde, tempomuzu düşürelim, yavaşlayalım. Dingilleşmek bizi güçlendirir. 

Ağır yemek tüketmekten kaçınalım. Az ve öz yiyerek doymak, özellikle sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek vücudumuzu dinç ve sağlıklı tutacaktır. 

Uyku saatlerimize dikkat edelim. Sabah erken kalkalım. Herkesin proaktif olduğu saatler farklıdır. Bunları belirleyerek, o saatlerde daha yoğun çalışabiliriz. 

Mümkünse hafif egzersiz yapalım. Esneme hareketleri vücudumuzu açar.

Anın kendisinden başka bir şeye odaklanmamaya çalışalım. Geçmiş ve gelecek şu an sahip olduğumuz bir şey değildir. Buna efor vermek, bizi yorar.  

Sevgi iyileştirir, güzelleştirir. Kendimizi, ailemizi, dostlarımızı ve çevremizi sevelim. 

Doğa ile temasımızı kesmeyelim. Doğada yaşayan tüm canlılarla bağ içinde olalım. 

Minnet ve teşekkür insan ruhuna çok iyi gelen değerlerdir. Sahip olduklarımıza sık sık teşekkür edelim. 

Gülümseyelim. Gülümsemek ve mutluluk bulaşıcıdır. Bu kadar hızla yayılan bir güzelliğin parçası olalım. 

Photo by Nam Hoang on Unsplash

İkigaimizin olmasının faydaları nelerdir? 

  • Ömrümüzü uzatır.
  • Depresyon ile mücadele etmemizi sağlar.
  • Beynimizden serotonin hormonu salgılanmasını sağlar. Daha mutlu bireyler haline geliriz.
  • Bir işe yarama, fayda sağlama halinde oluruz. 
  • Zaman yönetimi konusunda kolaylık sağlar.
  • Kaygı ve endişe duygularımızı yatıştırır. 
  • Pozitif ruh halinde kalmamızı sağlar.
  • Gülümsetir, gözlerimizin içi parlar.
  • Yaptığımız işler zorunluluk duygusu değil, mutluluk verir. Asla emekli olmayız.
  • Yaşamımızı mutlu kılar.

Immanuel Kant’ın sözüne katılmamak mümkün değil. “Mutlu olmak için seni değerli kılan şeyler yap.”

Sevgi SATI
Melbourne
7 Ekim 2022

Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Yönetimi bölümünde yüksek lisans, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Sevgi Satı, psikolojiye olan ilgisi sebebiyle Monash Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans bölümünde öğrenimine devam etmekte ve klinik psikolog olma yolunda ilerlemektedir. Türkiye’de kültür-sanat alanında, insan-toplum odaklı çalışmalarda 6 yıl, eğitim alanında çeşitli üniversitelerde ve firmalarda 10 yıl, 2016’da Melbourne’a göç ettikten sonra kurduğu küçük işletmelerde 6 yıl olmak üzere toplam 22 yıl iş deneyimi bulunmaktadır. Yetişkinlere yönelik kariyer danışmanlığı, eğitim planlama, içerik geliştirme, mesleki ve kişisel gelişim alanlarında uzmandır. Maya Human markası altında profesyonel paylaşımlarını, online danışmanlık ve eğitim çalışmalarını sürdürmektedir. 2020 yılında kızı Melody dünyaya gelmiştir. Yaşamını, çekirdek ailesiyle birlikte Avustralya’nın Melbourne şehrinde sürdürmektedir. İlgi alanları arasında yaratıcı yazarlık, el sanatları ve seyahat bulunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu