AVUSTRALYA

Uzmanlar uyarıyor: Avustralya’nın denizaltı anlaşması ‘risklerle dolu’

Üst düzey bir güvenlik analisti, Avustralya’nın ABD ve İngiltere ile nükleer enerjili denizaltı anlaşmasının Çin’in yükselişiyle bağlantılı “risklerle dolu” olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Yeni AUKUS anlaşması, denizaltı filosu için nükleer teknoloji elde etmesi konusunda Avustralya’nın önünü açacak.

Avustralya Ulusal Üniversitesi Savunma ve Stratejik Çalışmalar Analisti Hugh White, Perşembe günü ABC radyosuna verdiği demeçte, Çin’in anlaşmaya misilleme yapmasının göz ardı edilemeyeceğini, bunun gerçekten çok büyük ve risklerle dolu bir anlaşma olduğunu ve kesinlikle Avustralya’nın bölgeye bakış açısını değiştirdiğini ifade etti.

Profesör White, bunun Avustralya’nın giderek büyüyen Çin karşısında ABD’nin yanında yer aldığını gösteren bir başka kanıt olarak görüleceğini söyledi. Aynı zamanda Asya’da yeni bir Soğuk Savaş gördüklerine dair gönderilen sinyalleri daha da güçlendireceğini ve üçlü anlaşmanın, Pasifik’te önemli bir müttefike daha güçlü denizaltı kapasitesi vererek Amerikan çıkarlarına hizmet edeceğini de sözlerine ekledi.

Prof White, “Amerika ve Çin arasındaki artan rekabette ABD’nin yanında yer alıyoruz ve bahse gireriz ki bu savaşı kazanacaklar. Çinliler bizim için işleri çok zorlaştırıyor. Fakat gerçek şu ki, 10 ya da 20 yıl ileriye baktığımızda, ABD’nin Çin’e karşı etkili bir şekilde geri adım atmayı başaracağını varsayabileceğimizi sanmıyorum.”

Anlaşma, Avustralya’nın bir Fransız şirketiyle yaptığı 90 milyar dolarlık sorunlu denizaltı anlaşmasının rafa kaldırılmasının önünü açıyor.

Prof White, anlaşmayı işlevsiz olarak nitelendirmenin hafif bir değerlendirme olduğunu, Avustralya’nın nükleer güçle çalışan denizaltılara sahip, nükleer silah sahibi olmayan dünyadaki tek ülke olacağını söyledi. İngiltere’nin gizli nükleer teknolojiyi paylaşmak için Amerika’nın iznine ihtiyaç duymasının arkasında anlaşmanın üçlü yapısının yer aldığını ifade etti ve bu durumun Amerika’nın Asya-Pasifik’te güçlenme ihtiyacını ne kadar ciddiye aldığını gösterdiğini söyledi.

Aynı zamanda, “Çin olmasaydı, Birleşik Krallık veya ABD’nin nükleer denizaltı yürütme teknolojisini paylaşma şansı olacağını düşünmüyorum. Bu önemli gelişmenin, Çin tehdidine yanıt olarak üçü arasındaki işbirliğinin kızışması diyebilirsiniz.” ifadelerini de sözlerine ekledi.

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü yönetici direktörü Peter Jennings, Çin’in zorbalık ve baskısının anlaşmaya yol açtığını söyledi. ABC’ye yaptığı konuşmada “Bu yeni kategorideki ilk denizaltıyı (Çin başkanına ithafen) Xi Jinping olarak adlandırmalıyız çünkü Avustralya’nın bu yolda gitmesinde başka kimsenin parmağı yoktur” ifadelerini kullandı.

Dışişleri yorumcusu Keith Suter, Başbakan Scott Morrison’ın yıllardır en önemli uluslararası ilişkiler açıklamalarından birini yaptığını söyledi. Seven Network’e verdiği demeçte “Bu açıkça Amerika’nın Çin’e karşı bir çeşit harekete geçmesinin bir parçası ve bu da Çin’in paranoyasını arttıracaktır” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu