Yakınlarını göremeyen Avustralyalı Uygurlar, Çin’e baskı yapılmasını istiyor

Avustralya vatandaşı bir Uygur Türkü, önceden kimliğini gizleyip yardım talep ederken artık sesini yükseltip kamuoyunun ve Avustralya hükümetinin yardımını istiyor, zira eşini ve hiç tanımadığı oğlunu bir daha görememekten korkuyor.
Sadam, 2 yaşındaki Avustralya vatandaşı olan oğlu Lutifier’i ve Nadila’yı yeniden görmek istiyor, fakat eşi ve oğlu milyonlarca Uygur gibi Şincan olarak bilinen Doğu Türkistan’dan ayrılamıyor.
SBS News’e konuşan Sadam, “Bir baba olarak eşimi ve oğlumu göreceğim ümidiyle yaşıyor ve nefes alıyorum. Eğer bu gerçekleşmeyecekse, yaşamam için bir sebep yok” dedi.
Şubat ayında yine SBS News ile konuşan Sadam, ailesinin güvenliğinden endişe ettiği için kimliğini gizlemişti.
Eşini bir daha göremeyeceğinden endişe eden adam, bu kez avukatı Michael Bradley’in de desteğiyle açıkça sesini yükseltme yolunu seçti.
Bradley, “Bu sorunun çözümü oldukça basit-başka bir ülkede saplanıp kalmış bir aile var-2 yaşındaki bir Avustralya vatandaşı dahil. Çözüm, onların buraya getirilmeleri ve bu ancak politik irade ile başarılabilir” dedi.
Dün gece geç saatlerde Sadam ve avukatının Dışişleri Bakanı Marise Payne’in vakayı ele alması için kamuoyuna açık çağrı yapmalarından birkaç saat sonra, Sadam’ın eşinin Urumçi’de bir polis karakoluna çağrıldıkları bildirildi.
4Corners muhabiri Sophie McNeill’e göre, eşi Nadila gözaltına alınıp Sadam hakkında sorgulandı ve Sadam’a “halka açık konuşmayı kesmesini söylemesi” talimatı verildi. Kadın daha sonra serbest bırakıldı.

Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı (DFAT), kuzeybatıdaki Urumçi’ye erişim çabalarının engellendiği teyit etti.
Şincan’a son diplomatik ziyaret, 2016 Haziran ayında yapılmıştı-o zamandan bu yana Pekin’deki Avustralya Elçiliği ziyaret için 3 kez başvuruda bulundu.
Başvuruların hepsi Çin makamlarınca reddedildi.
Yurtdışındaki bir çok Uygur için yakınlarının gözaltında mı olduğu, yoksa sadece iletişim mi kurulamadığı belirsizliği dayanılmaz bir durumda.
Sadam’ın arkadaşı Almas da benzer bir ıstırap yaşıyor-eşiyle ve annesiyle iletişim kuramıyor.
Almas, “Hayatta olup olmadıklarını bile bilmiyorum. Annemi ve eşimi kaybetmek istemiyorum. Artık hiçbir şey kaybetmek isteniyorum, artık kaldıramıyorum” diyor.
Avustralya geçen hafta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde, Çin’in Uygurları gözaltına almayı durdurması çağrısını imzalayan 22 ülke arasında yer almıştı.
Bu gelişmeden kısa süre sonra aralarında Angola, Filipinler, Pakistan, Suudi Arabistan ve Rusya’nın da bulunduğu 37 ülke, Çin’in politikalarını savunan bir mektubu imzaladı
Bu ülkelerin çoğunun kendi insan hakları kayıtlarında da şüpheli durumlar bulunması dikkat çekiyor.




