Ferhat Özkurt

BİR YANILSAMA

Merhaba

Bu hafta sizlere bazı yanılsamalarımızdan bahsetmek istiyorum. Kendi açımdan beni hayrete düşürüp ne kadar yanlış bir algıya sahip olduğumuzu açığa çıkarması açısından çok ezber bozan bir çalışma oldu diyebilirim. Ancak öncelikle aşağıda yazacaklarım konusunda uzman olmadığımı, yaptığım araştırmalar ışığında varmış olduğum sonuçların bilimsel bir açıklama olmadığını belirtmek isterim.

Genel itibariyle insanlar olarak bir toplum ya da zührenin kabul ettiği konuların ya da geçmişten gelen alışkanlıkların sorgulanmadan doğru kabul edildiğini üzülerek gözlemliyorum.   

Bunlara örnek olarak “Kahvaltı günün en önemli yemeğidir” sloganını verebilirim. Slogan diyorum çünkü bu atasözü gibi dilimize yapışan kelimenin aslında sabah yenen kahvaltılık gevrek firmasının sloganı olduğunu biliyorum. Benim gibi bu bilgiyi bilenlerimiz vardır elbet. Slogan o kadar başarılı olmuş ki bu gün bir nesil aslında her öğünün aynı derecede önemli olduğu gerçeği yerine sabah kahvaltısının günün en önemli öğünü olduğunu düşünerek büyüdü.

Başka bir örnekte herkesin bildiği yılın belli bir zamanında her yerde görmeye alışık olduğumuz, kırmızı kıyafetli, beyaz sakallı göbekli ton, ton amca yani Noel Baba (Santa Claus) aslında tarihte var olan ve Türkiye Antalya civarlarında yaşadığı düşünülen bir aziz olarak bilinir. Her şey bir yana kırmızı giyindiği doğru değildir. Coca Cola firması bir reklamında kendi rengi olan kırmızıyı Noel Baba’nın kostümüne ekleyince, bilindik Noel Baba figürü artık kırmızı giyen bir hal almıştır.

Bu bahsettiklerim bir yana size şimdi asıl varmak istediğim başka bir konuyu anlatacağım.

Bilen bilir Türkiye’de sadece ağustos aylarında yaşayan ve bu sebeple eskilerin Ağustos böceği dediği bir böcek vardır. Teknik olarak çekirge soyundan gelen “cicada” böceği Türkiye’de Ağustos ayında ortaya çıkarken Avustralya’da mart ayında ortaya çıkar.

Ayrıca Türkiye’de kediler Mart ayında çiftleşme mevsimlerinin tadını çıkartırken bu olay Avusturalya’da Ağustos ayında gerçekleşir.

Eee şimdi bunda ne var mevsimlerimiz tam olarak bir birinin zıttı demeyin. Bu olay bana başka bir şeyi düşündürdü ve eğer doğru ise birçoklarını yanlış bildiği bir doğruyu aydınlatacak.

Eğer içinizde Astroloji ve Burçlara inananlar var ise belirteyim.

Astoroloji gerçekliği kanıtlanmamış, uzaydaki yıldız hareket ve konumlarının insan psikolojisi ve davranışlarına olan etkisini inceleyen bir falcılık dalıdır. Ancak yine de günümüzde birçok insan astrolojiye inanır ve kendisinin burcunun özelliklerini taşıyan davranışlar sergilediğini söyler.

Burçlara göre bebek doğduğu zaman ayın ve güneşin dünyaya olan konumu doğan bebeğin kişiliğinin oluşmasında hangi karakteristik özelliklerin ağır basıp hangilerinin çekinik kalacağına etki eder. Bu ispatlanmış bir gerçek değildir. Ancak milyonlarca insan burçlarının özelliklerini taşıdığını düşünüp buna inanır. Hatta bu sayede gelecek tahmini yapılabileceğini düşünüp hayatlarını buna göre şekillendirir.

Benim sorunum ise bunun göreceli olduğunu fark etmem.

İnsan nüfusunun %70’i dünyanın kuzey yarım küresinde yaşadığı ve bizleri manipüle ederek üzerimizden para kazanan Hollywood da kuzey yarım kürede olduğu için insanlarca birçok şey aslında güney yarım kürede olduğu gibi bilinmiyor. Örneğin Noel ile kar her zaman özdeşleşmiştir.  Çünkü Noel Kuzey yarım küreye kar yağma zamanında yani kış aylarına denk gelir. Bizler ise sıcak yaz aylarında yapma kar taneleri ve ya kardan adamlarla süslenmiş Noel süslerini hiç yadırgamadan izleriz.

İşte tam burada bir gerçek gün ışığına çıkmayı bekliyor. Güney yarım kürede doğan kişilere burçlarını sorduğumda bana bilinen burç skalasındaki tarih aralığından cevap veriyorlar. Bu skala kuzey yarım küreye göre belirlenmiş olan skaladır. Mesela Aslan burcu 22 Temmuz ve 23 Ağustos arasında doğan kişilerin burcudur. Ancak o tarihte güneşin pozisyonu gereği kuzey yarım küre sıcak iken güney yarım küre soğuk olmaktadır. Yani aynı tarihte kuzey yarım kürede doğan bir bebek Aslan burcu olur ise güney yarım kürede doğan bebeğin Aslan burcu olmaması gerekir.

Bu şekilde ele alındığında insanların zaten varlığı bile ispatlanamamış bir inanç sistemini yanlış yorumladıkları için kendilerini içinde doğdukları burcun karakteristik özelliklerine göre bir kalıba sokmaya çalıştıklarını görüyoruz.

Bu bize neyi anlatır bence bir düşünmek gerek.

Kuzey yarım küreden bakılınca gözüken ay şekilleri güzey yarım küreden bakıldığında tam tersi şeklinde görünüyor. Yani Ağustos böceğini ve kedileri tam tersi yönde etkileyen mevsimsel oluşumlar insanları da etkiliyor mudur? Dersiniz.  

Şahsen ben ayın dünyadaki okyanuslardaki gelgitlere sebep olduğunu biliyorum. Ancak ayın dünyadaki insanların kişiliklerine bir etkide bulunup bulunamayacağına dair düşüncelerim belirsiz. Açık fikirli ancak şüpheci de.

Bildiğimizi düşündüğümüz her şeyi korkusuzca sorgulayabildiğimiz günlerin gelmesi dileği ile…

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere esenlikler dilerim.

Hayat bilince güzel.

Ferhat Özkurt
Melbourne

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu